top of page

Öz,
kendini insanda
gösterebildiği için
insan anlam kazanır.

İnsan, anlamı üreten bir varlık değildir.

İnsan, anlamı taşıyan da değildir.

İnsan,

Öz’ün kendini

görünebilir kıldığı yerdir.

Öz, her varlıkta açılır;

ama her açılımda kendini fark ettirmez.

Taşta açılır ama taş bilmez.

Ağaçta açılır ama ağaç seyretmez.

İnsanda ise açılım,

kendini fark edebilen bir biçim alır.

Bu yüzden insanın anlamı;

•bilgide değildir,

•kimlikte değildir,

•rolde değildir,

•başarıda değildir.

İnsanın anlamı,

şeffaflığındadır.

Yani Öz’ün,

kendini insanda

gösterebilme imkânında.

İnsan bu yüzden merkez değildir.

Ama sıradan da değildir.

İnsan,

Öz’ün kendi açılımını

bilinç olarak görünür kıldığı yerdir.

Bu görünürlük yoksa:

•insan yaşar ama fark etmez,

•konuşur ama taşıdığı şey anlam değildir,

•var olur ama kendinde değildir.

Görünürlük olduğunda ise:

•yük düşer,

•zaman çözülür,

•hayat seyir olur.

İnsan,

Öz’ün kendini insanda gösterebilmesi ölçüsünde

anlam kazanır.

Anlam,

insanın sahip olduğu bir şey değil;

insanın açık olduğu bir şeydir.

Mahmut Turut-2026

bottom of page