top of page

Öz, kendini seyreder.
Ama bu seyir, ancak insanda fark edilir.
Yani Öz, insanda kendini gösterir.v

Öz’ün seyri,

insanın yaptığı bir eylem değildir.

Bu seyir, bir öznenin nesneye bakışı da değildir.

Öz,

kendi açılımını

kendi içinden seyreder.

Ancak bu seyir,

her yerde fark edilir hâle gelmez.

Taşta, ağaçta, suda, yıldızda açılım vardır;

ama fark ediş yoktur.

Orada akış yaşanır,

ama seyir bilinç olarak görünmez.

İnsanda ise farklı bir şey olur:

İnsan,

Öz’ün açılımının

kendi kendini fark edebildiği bir fenomendir.

Bu nedenle insan:

•seyri yapan değildir,

•seyri fark eden yerdir.

Öz, insanda:

•kendini nesneleştirmez,

•ama kendini bilinç olarak görünür kılar.

Bilinç burada bir özellik değildir;

bir yetenek değildir;

bir işlev değildir.

Bilinç,

Öz’ün kendini

kendi açılımı içinde

görünebilir kıldığı noktadır.

Bu yüzden denir ki:

İnsan yaşadığını sanır;

aslında Öz,

insanda kendini seyreder.

Ve bu seyir,

ancak insanda

fark edilebilir olur.

Bu fark ediş olmadığında:

•insan yaşar gibi görünür,

•ama hayat taşınır.

Fark ediş olduğunda ise:

•yük düşer,

•zaman çözülür,

•hayat seyir olur.

İnsan bu yüzden ayrıcalıklı değil;

şeffaftır.

Öz,

kendini insanda

gösterebildiği için

insan anlam kazanır.

Mahmut Turut-2026

bottom of page