Özün Çağrısı: Acıdan Bilince Dönüş

Kâinatta görünen her şey bir formdur. Duygular, düşünceler, eylemler ve hatta acı… Hepsi Öz’ün görünme biçimleridir. Bu nedenle acı da yabancı değildir; Öz’den doğmuştur ve bir anlam taşır.
İnsan doğduğunda dışa yönelir. Gördüğü her şeyi gerçek kabul eder ve bu görünenlerle bağ kurar. Bu bağ, zamanla bir “ben” oluşturur. Ego dediğimiz şey, aslında Öz’den kopmuş bir algıdır. İnsan kendini formlarla tanımlar, onlara tutunur ve onlarla yaşar.
Fakat hayat, bazen bu tutunmayı kırar. Benim için bu kırılma bir hastalıkla geldi. Bir karın ağrısı, ardından bir ameliyat… Safra kesem alındı. Sonradan gördüm ki ortada gerçek bir zorunluluk yoktu. Bu durum beni derin bir boşluğa düşürdü.
İlk günlerde öfke vardı. “Nasıl böyle bir hata yapılır?” “Keşke dinlemeseydim…” Zihin geçmişe döndü, suçladı, sorguladı. Ama bu süreçte başka bir şey de oldu: Çevreme baktım ve insanların çoğunun egosal bilinçle hareket ettiğini gördüm.
Zamanla bu durum kabule dönüştü. Direnç azaldı. Ve bir noktada şunu fark ettim: Asıl sorun yaşanan olay değil, benim dışa bağımlı yaşamamdı. Hayatımın büyük bir kısmını dış dünyaya dayanarak geçirmiştim.
Bu fark edişle yönüm değişti. Dıştan içe döndüm. İçe döndüğümde ilk kez kendimle baş başa kaldım. Ve şunu gördüm: Ego, “ben” değildir. sadece düşüncelerin, duyguların ve alışkanlıkların oluşturduğu bir yapıydı.
Şimdi olanı gözlemliyorum. İnsanlarla temas hâlindeyim ama bağlı değilim. Konuşmalar var ama içimde bir sessizlik de var. Eskisi gibi etkilenmiyorum. Cevap veremediğimde üzülmüyorum. Çünkü artık dış değil, iç merkezdeyim.
Bu süreç bana şunu öğretti: Acı bir problem değildir. Acı, Öz’ün çağrısıdır. İnsan bu çağrıyı duyduğunda dış dünyanın gürültüsünden iç dünyanın sessizliğine geçer.
Şimdi kendimi tanıma sürecindeyim. Ama bu tanıma, bilgiyle değil; görmeyle ilerliyor. Bilmek değil, olmak istiyorum.
Bütünsel bilinç, ulaşılacak bir hedef gibi görünse de aslında zaten var olanın fark edilmesidir. İnsan, kendine döndüğünde zaten oradadır.
Sonuç: Hayatımda birçok olay yaşadım, ama hiçbiri beni bu kadar derinden dönüştürmedi. Çünkü bu olay bana şunu gösterdi: Dışa bağımlı yaşamak, insanın ömrünü tüketir. İçe dönmek ise insanı özüne yaklaştırır. Ve sonunda insan şunu fark eder: Aradığı şey dışarıda değil, hep içeridedir.
Mahmut Turut 30 Ekim 2025, 12:31