Özün Bilinmesi ve Ego’nun Rolü

Bilgin, görüneni tanır; bilge ise görünenin ardındaki birliği fark eder. Bu fark, bilginin derinliğinde değil, bilincin yönünde ortaya çıkar.
İnsan bu sürece ego ile başlar. Ego, çoğu zaman bir engel gibi görülse de aslında zorunlu bir geçiş evresidir. Çünkü ego, benliği kurar; kişiye bir merkez, bir kimlik verir. Bu merkez olmadan ayrılık deneyimi yaşanmaz. Ayrılık yaşanmadan da birlik bilinemez. Bu yüzden ego, aşılması gereken bir düşman değil, olgunlaşması gereken bir aşamadır.
Ego sürecinde insan, kendini diğerlerinden ayrı görür. “Ben” ve “diğerleri” ayrımı belirginleşir. Bu aşamada bilgi, fenomenler üzerinden ilerler. Görülen şeyler tanımlanır, isimlendirilir, kavramlara dökülür. Bu, fenomen bilgisidir ve araç olarak görmeye, biçime ve kavrama dayanır.
Fakat bu süreç tamamlandığında bir kırılma yaşanır. Kişi, bu ayrılığın mutlak olmadığını fark etmeye başlar. Benliğin kurduğu sınırların geçici olduğunu görür. İşte bu fark edişle birlikte bilinç içe döner.
Bu dönüşte Öz kendini biçimle değil, bilinçle bilir. Çünkü Öz biçimsizdir; sınırsızdır, tarifsizdir. Biçim, görmek içindir. Oysa bilmek, biçime ihtiyaç duymaz. Öz kendini görmez; kendini doğrudan bilir.
Burada iki tür bilme ortaya çıkar:
• Fenomen bilgisi: Görmeye, kavrama ve biçime dayanır. “Bu bir ağaçtır” gibi.
• Öz bilgisi: Doğrudan idraktir. “Ben varlığım” gibi.
Ego bu süreçte önemli bir rol oynar. Önce ayrılığı kurar, sonra bu ayrılığın gerçek olmadığını fark ettirir. Böylece bilinç, ayrılıktan birliğe geçer. Ayrılığı bilmeyen bir bilinç, birliğin ne olduğunu da bilemezdi.
Öz’ün kendini bilmesi, görme ile değil, doğrudan bilinçle gerçekleşir. Bu bilme sessizdir. Kavramlara ihtiyaç duymaz. Duygularla sınırlı değildir. Ama kesin ve tartışmasızdır.
Bunu bir örnekle düşünebiliriz: Göz kendini görmek için aynaya ihtiyaç duyar. Bu ayna egodur. Fakat görme yetisinin kendisini anlamak için aynaya gerek yoktur. Çünkü görme, görme ile bilinir. Aynı şekilde Öz de kendini yine Öz ile bilir.
Bu bilmeye şahitlik denir.
Sonuç olarak:
Ego, öz-benliğin kendisi olmadığını anlayabilmesi için gerekli olan bir deneyim alanıdır. Öz’e dönüldüğünde ise benlik artık kendini biçimle değil, doğrudan bilinçle bilir. Birlik bilinci, biçimsiz olanın kendini kendisiyle bilmesidir.
Mahmut Turut