Özdeşleşme de Zihnin Merkez Olması

Özdeşleşme ancak bilinç yerinde değilken gerçek anlamda oluşur.
Bilinç yerindeyken ise özdeşleşme kalıcı ve gerçek bir kimlik hâline dönüşmez.
Bunu biraz açalım.
İnsan günlük hayatta birçok rol kullanır: doktor, yönetici, baba, oyuncu gibi. Zihin bu rolleri üretir. Bu üretim bilinç yerinde olsa da devam eder. Yani zihin rol tanımları yapmaya devam eder.
Fakat bilinç yerinde olduğunda kişi bu rolleri kendisi zannetmez. Rolün bir rol olduğunu görür. Bu nedenle rol ile geçici bir ilişki kurulabilir ama bu ilişki psikolojik özdeşleşmeye dönüşmez.
Bilinç yerinde olmadığında ise zihin merkez olur. Zihnin ürettiği rol artık sadece rol değildir. Kişi o rolü kendisi zannetmeye başlar. Kimlik korunmaya başlar, değer yüklenir ve “olması gereken” ortaya çıkar. İşte gerçek özdeşleşme bu durumda oluşur.
Bu nedenle şöyle söylemek daha doğru olur:
Bilinç yerindeyse rol vardır ama özdeşleşme yoktur.
Bilinç parçada ise rol kimliğe dönüşür ve özdeşleşme başlar.
Başka bir kısa ifade ile:
Bilinç yerindeyse kimlik rol olarak kalır.
Bilinç yerinde değilse kimlik benliğe dönüşür.
Sizin sisteminiz açısından en net aksiyom ise şu olabilir:
Özdeşleşme bilincin parçada olduğunun göstergesidir.
Mahmut Turut 2026