Özgürleşme: Bilgi Değil, Bilinçtir

Özgürleşme, öğrenilerek elde edilen bir bilgi değildir. Çünkü bilgi aktarılabilir; birinden diğerine geçebilir. Oysa özgürleşme, başkasından alınan bir içerik değil, insanın kendi içinde fark ettiği bir durumdur.
İnsan pek çok şey öğrenebilir. Doğruyu, yanlışı, olması gerekeni, kuralları ve yöntemleri bilebilir. Fakat bilmek, özgür olmak anlamına gelmez. Çünkü bilgi zihnin alanına aittir; özgürleşme ise bilincin alanında açılır. Zihin bir şeyi öğrenir, tekrar eder, uygular. Bilinç ise görür.
Özgürleşme tam da bu görmede başlar. İnsan, yaşadığını, düşündüğünü, hissettiğini ve hatta kendi zihninin nasıl çalıştığını fark etmeye başladığında, onunla arasına bir açıklık girer. Bu açıklık, özdeşleşmenin çözülmesidir. Kişi artık sadece yaşananın içinde değildir; yaşananı görmeye başlar.
Bu nedenle özgürleşme anlatılamaz, sadece işaret edilebilir. Bir başkası sana yolu gösterebilir, fakat senin yerine göremez. Çünkü özgürleşme, dışarıdan verilen bir bilgi değil, içeride açılan bir bilinç hâlidir.
Bu yüzden denebilir ki: Özgürleşme, aktarılacak bir bilgi değil; yaşanacak bir bilinçtir. İnsan bunu öğrendiği için değil, gördüğü için yaşar. Ve bu görme gerçekleştiğinde, özgürlük bir hedef olmaktan çıkar; insanın bulunduğu hâl hâline gelir.
— Mahmut Turut