top of page

Akışta Yaşayanlarda İrade Yoktur

Akışta Yaşayanlarda İrade Yoktur
00:00 / 01:04

Bu cümlede “irade yoktur” ifadesi, iradenin ortadan kalkması anlamında değil; iradeye ihtiyaç kalmaması  anlamındadır. Akışta yaşayan kişi, parçanın merkezli bakışını bırakmıştır. Artık “ben böyle istiyorum”, “şöyle olmalıydı” diyen bir parça iradesi yoktur. Çünkü olması gerekenle olan arasında bir ayrım kalmamıştır.


Parçalı bilinçte irade zorunludur:  Olan, olması gerekene uymuyorsa.  Zihin müdahale eder.  Seçer, zorlar, düzeltir.

Yük üretir. Bu yüzden parçalı bilinçte irade = çatışmanın aracıdır.


Akışta ise durum tersinedir:  Olan, zaten olması gerekendir.  Bilinç müdahale etmez.  Seçmek gerekmez.  Karar verilmez, fakat eylem eksilmez. Buradaki hâl iradesizlik değil, iradenin kaynağına geri çekilmesidir. Akışta yaşayan kişi edilgen değildir; sadece kişisel irade iddiası yoktur. Eylem olur, söz olur, hareket olur; ama bunların arkasında “ben yaptım” diyen bir merkez yoktur.


Bu yüzden:

• Parçalı bilinçte: İrade → yük

• Bütünsel bilinçte: Akış → istirahat


İrade, akış bozulduğunda devreye giren bir tamir aracıdır. Akış yerindeyse, tamire gerek kalmaz. Bu cümle aslında şunu söyler: Akışta yaşayan iradesiz değil, iradeye muhtaç olmayan kişidir.


Mahmut Turut  2025

bottom of page