top of page

Aşk: Yük mü, Fenomen mi?

Aşk: Yük mü, Fenomen mi?
00:00 / 02:46

Hayatta “aşk” denildiğinde çoğu zaman güçlü bir duygu, derin bir bağ veya vazgeçilmez bir ilişki anlaşılır. İnsan için aşk son derece güçlü bir deneyimdir. Birine yakınlık hissedilir, kalp hızlanır, düşünceler o kişiye yönelir, birlikte olma arzusu doğar. Bütün bunlar hayatın akışı içinde beliren fenomenlerdir. Akış nötrdür; duygular üretir, karşılaşmalar üretir, yakınlıklar üretir. İlk ortaya çıkan şey aslında yalnızca fenomendir.


Fakat insan yalnızca fenomeni yaşamaz; fenomenle ilişki kurar. Bilinç zamanda konumlandığında aşk çoğu zaman bir duygu olmaktan çıkar ve kimliğe dönüşür. “Onsuz yaşayamam”, “O benim hayatım”, “Beni bırakmamalı” gibi düşünceler ortaya çıkar. Burada artık fenomen nötr olarak görülmez. Zihin onu sahiplenir, korumak ister, kaybetmekten korkar. Aşk böylece benliğin bir parçası haline gelir. Fenomen kimliğe dönüştüğünde ise yük oluşur. Kıskançlık, kaybetme korkusu, kontrol etme isteği ve sürekli düşünme hali bu yükün belirtileridir. Bu yüzden zamandaki bilinç için aşk çoğu zaman yük olarak yaşanır.


Oysa aşkın kendisi yük değildir. Yük olan şey, fenomenle kurulan ilişkidir. Zamansızlıkta bilinç fenomeni fenomen olarak görmeye başlar. Birine karşı duyulan yakınlık yine vardır, sevgi yine vardır, ilişki yine vardır. Fakat artık sahiplenme yoktur, zorunluluk yoktur, kimlik yoktur. Aşk bir benlik meselesi olmaktan çıkar ve hayatın akışı içinde beliren bir fenomen olarak görülür. Bilinç burada müdahale etmez; sadece görür. Bu görme hali seyirdir.


Seyirde aşk kaybolmaz; fakat ağırlığını kaybeder. Artık korunması gereken bir kimlik değildir. Bir fenomen olarak gelir, yaşanır ve akış içinde yerini alır. Bu yüzden aynı deneyim iki farklı şekilde yaşanabilir: zamandaki bilinçte aşk yük, zamansızlıkta ise fenomen olarak görünür.


Sonuçta mesele aşkın kendisi değildir. Mesele, bilincin aşk ile hangi konumdan ilişki kurduğudur. Bilinç zamanda ise fenomen kimliğe dönüşür ve yük üretir. Bilinç zamansızlıkta ise fenomen olduğu gibi görülür ve seyir ortaya çıkar. Böylece aynı şey, iki farklı bilinç konumunda bambaşka bir deneyime dönüşür.


Mahmut Turut  2026

bottom of page