top of page

Akışta Yaşamak ve Özdeşleşerek Yaşamak

Akışta Yaşamak ve Özdeşleşerek Yaşamak
00:00 / 01:04

Hayat sürekli bir akış içindedir. Beden yaşar, olaylar olur ve tepkiler ortaya çıkar. İnsan da bu akışın içindedir. Hayvan da bu akışın içindedir. Hayvan algılar, tepki verir ve yaşar. Ama orada kalır. Kavramsal bir dünya kurmaz. “Ben”, “olmalı” ve “değer” gibi yapılar oluşturmaz. Bu yüzden özdeşleşme oluşmaz.


İnsan ise farklıdır. İnsan sadece yaşamaz, aynı zamanda anlam üretir. Yorum yapar, değer yükler ve kimlik oluşturur. Bu da özdeşleşmenin ortaya çıkmasına neden olur. 


İnsanın iki farklı yaşama biçimi vardır. 

Birincisi akışta yaşamaktır. Olan yaşanır, zihin üretir ama görüldüğü için tutulmaz. Bu durumda hafiflik vardır ve akış devam eder.

İkincisi özdeşleşerek yaşamaktır. Zihin üretir, üretilen fark edilmez ve kişi onunla birleşir. Bu durumda ağırlık oluşur ve yük başlar.


Buradaki fark olayda değil, bilincin konumundadır. Bilinç yerindeyse zihin çalışır ama özdeşleşme olmaz. Bilinç yerinde değilse zihin merkez olur ve ürettikleri gerçek sanılır.


Sonuç olarak akış herkeste vardır. Ancak özdeşleşme sadece insanda ortaya çıkar. Hayvan akışta yaşar. İnsan ise ya akışta yaşar ya da zihniyle özdeşleşerek yaşar. Ve insan bunu fark ettiğinde akışa geri döner.


Mahmut Turut 2025

bottom of page