top of page

Başkalarının Bilgisi ve Kendi Anlamlandırmamız Üzerine

Başkalarının Bilgisi ve Kendi Anlamlandırmamız Üzerine
00:00 / 01:04

Dışarıdan aktarılan her türlü bilgi, temel olarak başkalarının bilincinin ürünüdür. Bu bilgi, ister parçalı bilinçten (duyusal–biçimsel bilme), ister bütünsel bilinçten (özsel–anlamsal bilme) gelsin, yine de başkasının anlamlandırmasının sonucudur. Çünkü bilgi, aktarıldığı anda öznel bağlamından kopar ve alıcı için dışsal bir içeriğe dönüşür.


Bu nedenle dışarıdan alınan bilgi kişiye hazır bir anlam sunmaz; yalnızca biçim sunar. Biçimin anlam hâline gelmesi, ancak kişinin kendi bilincinde doğan içsel bir dönüşümle mümkündür.


Bir bireyin kendini bilmesi, kendisine aktarılan bilgiyi “doğru bilgi” olarak kabul etmesiyle değil, o bilgiyi kendi iç sezgisiyle yeniden anlamlandırmasıyla gerçekleşir.


Kendini bilme eylemi başkasının bilincinden gelen anlamlarla değil; bireyin kendi bilincinde oluşan anlamla mümkündür. Çünkü öz-bilgi, dışarıdan alınan bir tanım değil, içeriden doğan bir farkındalıktır.


Sonuç olarak:

Dışarıdan gelen bilgi biçimdir; içten doğan bilgi anlamdır. Biçimi bilmek başkasının bilgisini tanımaktır; anlamlandırmak ise kendini bilmektir.


Mahmut Turut  18 Kasım 2025 – Edirne

bottom of page