top of page

BİLİNCİN YAŞAMASI VE YÜK

Bilincin olan ile özdeşleşmesi,

olanı sırtına almasıdır.

Bu taşıma hâli yüktür.

Yük, olanın ağırlığından değil;

bilincin olanla birleşmesinden doğar.

Bilinç burada yaşamaz;

olanı tutar, biriktirir, anlatıya çevirir.

Bilinç, olanı bıraktığında

hayat başlar.

Bırakmak, olanı yok saymak değildir;

olanı itmek, reddetmek, kaçmak hiç değildir.

Bırakmak, olanla özdeşleşmeyi bırakmaktır.

Olan kalır;

bilinç geri çekilir.

Bu geri çekilme,

bilincin hayattan kopması değildir;

bilincin ilk kez yaşamasıdır.

Çünkü yaşam, taşımada değil;

seyirdedir.

Bilinç olanı taşıyorsa

hayat anlatıya dönüşür.

Bilinç olanı seyrediyorsa

hayat doğrudan yaşanır.

Olan, Öz’ün zamandaki açılımıdır.

Akış kesintisizdir.

Bu akışta bilinç ya yüklenir

ya tanık olur.

Yüklenen bilinç yaşamaz;

tanık olan bilinç yaşar.

Bu yüzden denebilir ki:

Bilinç, olanı bıraktığında yaşamaya başlar.

Olanı taşıdığında ise

yaşam yerini yüke bırakır.

Mahmut Turut-2026

bottom of page