top of page

Bilge ve Bilge olmayan Hekim

Bilge olmayan hekim için hasta, önüne gelen bir vakadır.

Bir tanı, bir sonuç, bir dosya numarasıdır.

Semptomlar sayılır, değerler ölçülür, protokoller uygulanır.

Hastalık, bedene ait bir arıza olarak görülür;

insan, bu arızanın taşıyıcısına indirgenir.

Bu bakışta hekim, “ne yapılması gerektiğini” bilir.

Ama yapılanın, karşısındaki bilinçte neye karşılık geldiğini görmez.

Tedavi doğru olabilir;

fakat yük artabilir.

Çünkü bilgi, bilgelik taşımadığında

iyileştirmek isterken ağırlaştırır.

Bilge hekim için ise hasta bir vaka değildir.

Hasta, yük altında kalabilecek bir bilinçtir.

Burada mesele yalnızca beden değildir;

bedenin taşıdığı anlamdır.

Bilge hekim, bilgiyi doğrudan uygulamaz;

önce karşısındaki bilincin taşıma kapasitesine bakar.

Her doğru, her bilinç için uygun değildir.

Her gerçek, her anda söylenmez.

Bilgelik, yapılması gerekeni bilmek değil;

ne zaman, ne kadar ve nasıl yapılacağını görmektir.

Bilge hekim hastalığı tedavi ederken

bilinci korur.

Bilgi verirken yük bindirmez.

Müdahale ederken özdeşleşme yaratmaz.

Çünkü bilir ki

bilinç çökerse beden de çöker.

Bu yüzden bilgelik,

dışarıdan alınan bir şey değildir.

Bilgelik,

bakan bilincin yerini fark etmesidir.

Bilge olmayan hekim hastalığı görür.

Bilge hekim insanı görür.

Ve insanı görmek,

her şeyden önce

yükü görmektir.

Mahmut Turut – 2026

bottom of page