top of page
Bilinç parçada konumlandığında, parçanın sınırını bütün zanneder.

Bu durumda “olması gereken”, varoluşun düzenine göre değil, parçanın beklentisine göre tanımlanır.
Parçaya uymayan her şey öteki ilan edilir; ötekileştirme suçlamayı, suçlama da yükü doğurur.
Burada yük, olaylardan değil;
bilincin kendi merkezini kaybetmesinden doğar.
Parça, bütünü taşıyamaz; ama kendini bütün sanınca onu taşımaya kalkar.
İşte yük taşıyıcılığı buradan başlar.
Bütünsel bilinçte ise durum tersinedir:
Parça, bütündeki yerini fark eder.
Artık “neden bana uymadı?” sorusu düşer,
“bütün içinde yeri ne?” sorusu doğar.
Bu bakışta suç yoktur, öteki yoktur, yük yoktur;
yalnızca oluşun yerli yerinde akışı vardır.
Yük, bilincin parçada kalmasının doğal sonucudur.
Hafiflik ise bilincin yerine dönmesidir.
Mahmut Turut – 2025
bottom of page