Bilinç parçada konumlandığında,
parçayı bütün zanneder.

Bu zan, bir hata değil;
bilincin yerinden düşmesinin doğal sonucudur.
Parça merkez olunca,
olması gereken de merkeze bağlanır.
Merkez nereye bakıyorsa,
doğruluk oraya taşınır.
Eğer bilinç en aşağıdaki parçaya bakıyorsa,
olması gerekeni de oraya dayandırır.
O parçada olan,
bilinç için olması gereken hâline gelir.
Burada ahlâk değil,
yer kayması vardır.
Parçalı Bilincin Mantığı
Parçalı bilinç der ki:
“Merkez burasıysa,
doğru da buradadır.”
Bu yüzden:
•parçada olan, bütüne yayılır
•yerel olan evrensel sanılır
•geçici olan mutlaklaştırılır
Sonuçta:
Parçada olan, olması gereken değildir.
Ama bilinç bunu fark edemez;
çünkü kıyaslayacağı bir bütün yoktur.
Zamanın Yük Olması
Parçalı bilinçte:
•geçmiş → “olmaması gerekenler” deposudur
•gelecek → “olması gerekenler” hayalidir
Bu yüzden zaman:
•yaşanmaz
•taşınır
Geçmiş pişmanlık olur,
gelecek beklenti olur.
İkisi de olması gerekeni arama yüküdür.
Bütünsel Bilinçte Ne Değişir?
Bilinç yerine geçtiğinde:
•merkez düşer
•parça yerini bulur
•olması gereken arayışı biter
Çünkü artık:
Olan, bütünde zaten olması gerekendir.
Burada:
•savunma yoktur
•meşrulaştırma yoktur
•düzeltme telaşı yoktur
Sadece yerli yerindelik vardır.
Bilinç parçada kaldığında,
her parça kendi doğruluğunu bütün sanır;
bilinç yerine geçtiğinde,
doğruluk susar, yer görünür.
Mahmut Turut – 2025