Değer, Yük ve Seyir

Değer yargılarımız, insanın yükleridir.
Bu değerler gerçek olan değildir;
gerçek olanın üzerine örtülen zihinsel katmanlardır.
İyi–kötü, doğru–yanlış, gerekli–gereksiz gibi ayrımlar
olanı olduğu gibi görmeyi engeller.
Değerler devredeyken
bilinç olana bakmaz;
olması gerekene bakar.
Bu durumda görülen şey bütün değil,
bütünün parçalanmış bir tasviridir.
Gerçek olan geri çekilir,
yerine değerlerin oluşturduğu anlatı geçer.
Bu yüzden değerlerle bakıldığında
bütün fark edilmez.
Çünkü bütün, yargıyla görülmez.
Bütün, karşısına bir ölçüt konulduğunda
görünmez olur.
Ne zaman ki değerlerin
gerçek olan olmadığı fark edilir,
işte o anda yük çözülmeye başlar.
Bu çözülme bir reddiye değildir;
bir savaş ya da yıkım hiç değildir.
Sadece yanlış yerde kurulan bağın
fark edilmesidir.
Değerler düştüğünde
olan değişmez.
Değişen, bilincin konumudur.
Bilinç aradan çekildiğinde
gerçek olan kendiliğinden görünür.
Gerçeğin görülmesi,
bütünün görülmesidir.
Bütün görüldüğünde
taşıma sona erer.
Bu hâle seyir denir.
Seyir,
değersiz bir yaşam değildir;
yükten arınmış bir yaşamdır.
Burada olan yargılanmaz,
taşınmaz,
sadece görülür.
Mahmut Turut