top of page

Değer Yargısı ve Farkındalık

Değer Yargısı ve Farkındalık
00:00 / 01:04

Bir şeyi fark etmek, onu görmek demektir. Ama onu değerlendirmek, başka bir düzlemdir. İnsan bir durumu fark ettiğinde, hemen şu soru ortaya çıkar: “Bu doğru mu, yanlış mı?” “Olması gereken bu mu?” İşte bu noktada değer yargısı devreye girer.


Değer yargısı, olanı değil, olması gerekeni ifade eder. “Yalan söylemek kötüdür.”  “Dürüst olmak gerekir.” Bu tür yargılar, fenomenin kendisine değil, ona nasıl yaklaşılması gerektiğine dair bir ölçüdür.


Farkındalık tek başına yeterli değildir.

Çünkü fark etmek, sadece görmektir.

Ama ayırt etmek için bir referans gerekir.

Bu referans ise değerdir.

Değer olmadan:

• doğru-yanlış ayrımı yapılamaz

• iyi-kötü belirlenemez

• eylem yönünü bulamaz

Fakat burada önemli bir ayrım vardır:

Farkındalık olanı gösterir,

değer ise olması gerekeni söyler.

Eğer değer, görülmeden körü körüne uygulanırsa,

yük üretir.

Ama değer, farkındalıkla birlikte görülürse,

bilinçli eyleme dönüşür.

Sonuç olarak:

İnsan, fark ettiğini değerlendirebilmek için

değer yargılarına ihtiyaç duyar.

Ama bu değerler, bilinçle görülmediğinde

kural olur;

görüldüğünde ise anlam kazanır.

Aksiyom

Farkındalık gösterir,

değer yön verir.

Mahmut Turut – 2026

bottom of page