top of page

Duyusal Görünüm, Fenomen ve Yük

Beş duyu ile gelen görünüm saf fenomendir.

Bu görünümde, kendi başına herhangi bir yük yoktur.

Duyu, bilgi vermez; görüntü verir. Görülen şey, yalnızca olanın zamandaki yüzüdür. Renk, ses, koku, tat ve dokunma; anlam taşımaz, yargı içermez, sorumluluk üretmez. Bu yüzden saf fenomen, nötrdür. Ne iyi ne kötü, ne doğru ne yanlıştır. Sadece görünür.

Yük, bu aşamada ortaya çıkmaz. Yük, duyu ile gelen görünümden değil; bilincin bu görünümle kurduğu ilişkiden doğar.

Bilinç, duyu ile gelen görünümle özdeşleştiğinde seyir bozulur. Görünüm artık sadece görünüm olarak kalmaz; “bana ait”, “bana yönelik”, “benimle ilgili” hâline gelir. Bilinç, olanın içine girer ve onu taşımaya başlar. İşte yük tam burada oluşur. Olan değişmemiştir; değişen, bilincin konumudur.

Seyir, bilincin geri çekilmesidir. Bilinç, duyu ile geleni sahiplenmediğinde, ona anlam yüklemediğinde, onu düzeltmeye kalkmadığında görünüm kendi doğasında kalır. Olan, olduğu gibi görünür. Bu durumda yük yoktur; çünkü taşınan bir şey yoktur.

Bu yüzden mesele duyular değildir. Beş duyu, yük üretmez. Yük, bilincin duyuya yaslanıp kendini görünüm sanmasıyla ortaya çıkar. Bilinç, görünüm olmadığını fark ettiğinde seyir kendiliğinden başlar.

Saf fenomen oradadır.

Olan oradadır.

Yük, yalnızca bilincin özdeşleştiği yerde ortaya çıkar.

Mahmut Turut

2026

bottom of page