Eksikliği Dışarıda Aramak

Parçalı bilinç, eksikliğini gidermek için dışarıdan bekler.
İnsan kendini parça olarak yaşadığında,
içinde bir eksiklik hissi oluşur.
Bu eksiklik net değildir ama hissedilir.
Bir şey tam değildir, bir şey tamamlanmalıdır.
Zihin hemen yönünü dışarıya çevirir.
Bir insan, bir ilişki, bir başarı, bir onay…
Eksik olanın bunlarla tamamlanacağını düşünür.
Bu yüzden beklenti doğar.
“Beni anlamalı.”
“Beni sevmeli.”
“Beni tamamlamalı.”
Fakat bu beklenti karşılanmadığında,
kırgınlık oluşur,
öfke oluşur,
hayal kırıklığı oluşur.
Çünkü eksiklik dışarıdan kapatılmak istenmiştir.
⸻
Oysa eksiklik dışarıda değildir.
Eksiklik, bilincin kendi yerinde olmamasıdır.
Parçalı bilinç kendini ayrı görür.
Bu ayrılık hissi eksiklik olarak yaşanır.
Ve bu yüzden sürekli dışarıya yönelir.
Ama dışarıdan gelen hiçbir şey
bu eksikliği kalıcı olarak kapatamaz.
⸻
Bilinç yerinde olduğunda ise durum değişir.
Eksiklik hissi çözülür.
Çünkü kişi artık kendini parça olarak yaşamaz.
Burada bir tamamlama çabası yoktur.
Bir arayış yoktur.
Bir beklenti yoktur.
Ve ilginç olan şudur:
Eksiklik ortadan kalktığında,
dışarıdan bir şey bekleme ihtiyacı da kaybolur.
⸻
Sonuç olarak:
Parçalı bilinç eksikliğini dışarıda arar.
Bütünsel bilinç eksikliği görmez.
Çünkü eksiklik, dışarıdan değil,
bilincin konumundan doğar.
⸻
Aksiyom
Eksiklik arayan bulamaz.
Gören için eksik yoktur.
Bekleyen taşır,
yerinde olan yaşar.
Mahmut Turut – 2026