Erkeklik Ve Dişilik Boyutu Ve Bilinçli İlişki

20 yaşındaki bir kadın ya da erkek için erkeklik ve dişilik sadece cinsiyetle ilgili değildir. Bu yaşta insan hem hareket eden hem de hisseden yönlerini yoğun şekilde yaşar. Bir yandan karar almak, ilerlemek ve kendini ortaya koymak ister. Diğer yandan sevilmek, anlaşılmak ve kabul görmek ister.
Erkeklik boyutu daha çok hareketle ilgilidir. Bir şeyi başlatmak, yön vermek, hedef koymak ve ilerlemek bu alanda ortaya çıkar. “Yapmalıyım”, “başarmalıyım”, “güçlü olmalıyım” gibi düşünceler bu yönle ilgilidir.
Dişilik boyutu ise hissetmekle ilgilidir. Yakınlık kurmak, bağlanmak, kabul görmek ve anlaşılmak bu alanda ortaya çıkar. “Sevilmeliyim”, “anlaşılmalıyım”, “değerli olmalıyım” gibi duygular bu yönle ilişkilidir.
Bu iki yön her insanda birlikte vardır. Kadın ya da erkek olmak bunu değiştirmez. Fakat çoğu zaman bu yönler bilinçsiz şekilde yaşanır. Zihin devreye girer ve bu alanları kimliğe dönüştürür. Kişi ya sadece güçlü olmaya çalışır ya da sadece sevilmeye odaklanır. Bu da ilişkilerde beklenti ve hayal kırıklığı oluşturur.
Bilinç devrede olduğunda ise kişi hem hareket eden hem de hisseden yönünü fark eder. İçinde ortaya çıkan istekleri, beklentileri ve duyguları görür.
Bir ilişkide kişi şunu fark edebilir: “Yakınlık istiyorum” ve aynı anda “kontrol etmek istiyorum.” Bu iki yön görüldüğünde kişi bunların içinde kaybolmaz. Sadece ortaya çıktıklarını görür.
Bu görme ile birlikte ilişki değişir. Çünkü kişi artık karşısındakinden eksik olanı tamamlamasını beklemez. Kendi içinde olanı fark eder.
Bilinçli ilişkide kişi hislerini yaşar ama onlara tutunmaz. İsteklerini fark eder ama zorlamaz. Karşısındakini değiştirmeye çalışmaz. İlişki bir ihtiyaçtan değil, paylaşımdan doğar.
Sonuç olarak erkeklik ve dişilik, insanın içindeki hareket ve his alanlarının birlikte var olmasıdır. Zihin bunları kimliğe dönüştürür ve yük oluşturur. Bilinç ise bu alanları görür ve özgür bırakır. Bu da ilişkilerin daha sade ve dengeli yaşanmasını sağlar.
Mahmut Turut 2026