top of page

Farkındalık Öğretilmez, Fark Edilir

Farkındalık Öğretilmez, Fark Edilir
00:00 / 01:04

İnsan hayatı boyunca birçok şey öğrenir. Okullarda bilgi edinir, toplum içinde çeşitli değerlerle tanışır ve çevresinden pek çok kural öğrenir. Bu bilgiler ve değerler insanın hayatını düzenlemesine yardımcı olur. Fakat insanın iç dünyasıyla ilgili en önemli meselelerden biri olan farkındalık, çoğu zaman doğrudan öğretilebilen bir şey değildir.

Farkındalık birisinin anlatmasıyla ya da öğüt vermesiyle tam anlamıyla oluşmaz. İnsan başkalarının sözlerinden etkilenebilir, bazı düşünceler duyabilir, fakat gerçek farkındalık çoğu zaman kişinin kendi deneyimleri içinde ortaya çıkar. İnsan yaşadıkça, karşılaştığı durumları gördükçe ve kendi zihninin ürettiklerini fark etmeye başladıkça bu farkındalık gelişir.

Hayatta yaşanan olaylar, zaman zaman insanı düşünmeye ve kendi iç dünyasını sorgulamaya yöneltir. Kişi yaşadığı deneyimlerin içinde zihnin nasıl çalıştığını, kimliklerin nasıl oluştuğunu ve değerlerin nasıl ortaya çıktığını görmeye başlayabilir. Bu süreçte insan yalnızca olayları değil, kendi zihninin o olaylara yüklediği anlamları da fark etmeye başlar.

İşte bu fark ediş insanı bilincin konumunu görmeye götürebilir.

Bilinç yerini fark ettiğinde kişi hem hayatın içinde olan fenomenleri hem de zihnin ürettiği yorumları görebilir. Böylece insan yalnızca yaşanan olayları değil, o olaylara yüklenen anlamları da fark edebilir.

Bu nedenle denebilir ki:

Farkındalık öğretilebilen bir bilgi değil, çoğu zaman insanın kendi deneyimleriyle ortaya çıkan bir fark ediştir.

İnsan yaşadıkça ve gördükçe, kendi zihninin işleyişini fark etmeye başlar. Bu fark ediş zamanla insanı bilincin konumunu görmeye ve hayatı daha açık bir şekilde yaşayabilmeye götürebilir.

Mahmut Turut 2026

bottom of page