top of page

Farkındalık Akış Değildir

Farkındalık Akış Değildir
00:00 / 01:04

Farkındalık, akışın kendisi değildir; akışın kaybının işaretidir. Çünkü ancak bir şey kaybolduğunda fark edilir. Akış varken fark eden yoktur. Olan olur, yaşanır, geçer. Merkez kurulmaz. İzleme yoktur. “Ben buradayım” diyen bir bilinç yoktur. 


Farkındalık ise bir geri dönüş hareketidir. Bilincin kendine dönmesi, olanı karşısına almasıdır. Bu dönüş  başladığında akış çoktan kesilmiştir. Bu yüzden farkındalık bir başarı değildir. Bir yükselme değildir. Bir “üst hâl” hiç değildir.


Aksine, akışın bozulduğunu haber veren sessiz bir alarmdır. Akıştayken hayat yaşanır ama bilinmez. Bilmek başladığında hayat anlatıya dönüşür. “Şunu fark ettim” cümlesi, olanın artık doğrudan yaşanmadığını gösterir. Artık araya giren vardır. Artık tutma vardır. Artık zaman hissedilir. Farkındalık bu yüzden iki ucu keskin bir işarettir. Bir yandan yükü görünür kılar, öte yandan akışta olmadığını bildirir.


Akıştayken sessizlik fark edilmez. Bozulunca duyulur. Sağlık fark edilmez. Kaybolunca hissedilir. Akış da böyledir.

Bu nedenle farkındalığı akış sanmak en yaygın yanılgıdır. 


“Farkındayım” diyen bilinç çoktan merkez olmuştur. Gerçek akışta ne farkındalık vardır ne fark eden. Sadece olan vardır. Ve o, tutulmaz. Akış kaybolduğunda farkındalık doğar. Ama bu doğuş akışın geri geldiği anlamına değil, akışın kesildiğinin anlaşıldığına işarettir.


Bu yüzden farkındalık hedef değil, işarettir. Akışa çağrı değildir; akıştan düşüşün izidir.


Mahmut Turut  2026

bottom of page