Farkındalıkta Eksiklik Yoktur

İnsan eksiklik duygusuyla yaşadığını çoğu zaman fark etmez; çünkü eksiklik, bilincin doğal hâliymiş gibi kabul edilir. Daha fazlasını istemek, tamamlanma aramak, bir şeye ulaşınca rahatlayacağını zannetmek sıradanlaşmıştır. Oysa bu hâl, farkındalığın değil; bilincin kendi yerinden uzaklaşmasının sonucudur. Eksiklik, varoluşun değil, parçalı bakışın ürünüdür.
Farkındalıkta eksiklik yoktur; çünkü farkındalık, bilincin kendini tamamlanmamış bir parça olarak değil, zaten bütün olanın tanığı olarak idrak etmesidir. Burada insan, kendini bir şeylere eklenerek var olan bir varlık gibi görmez. Bilinç, neye sahip olduğunu ya da neyi kaybettiğini merkez almaz; kendi yerinde durur. Bu duruşta “daha” yoktur, “eksik” yoktur, “olması gereken” diye bir baskı da yoktur.
Eksiklik duygusu, zamanla birlikte doğar. Geçmişte olmayanı telafi etme, gelecekte olacakla tamamlanma beklentisi, bilinci sürekli ileri ya da geri taşır. Farkındalık ise zamansızlıktan bakar. Zamansızlıkta bir şey eksilemez; çünkü eksilme, ardışıklık ve karşılaştırma gerektirir. Bilinç kendi yerinde olduğunda karşılaştırma düşer, beklenti çözülür, eksiklik hissi kendiliğinden ortadan kalkar.
Farkındalıkta olaylar anlam üretmez; yük üretmez. Yaşananlar, bilinci tanımlamaz, yaralamaz ya da yüceltmez. Bu yüzden farkındalık hâlinde insan, başarıyla şişmez, kayıpla çökmez. Çünkü her iki durumda da eksilen ya da eklenen bir “ben” yoktur. Olan olur ve geçer; bilinç, olanın içinde kaybolmaz.
Eksiklik ortadan kalktığında arayış da biçim değiştirir. Arayış artık bir boşluğu doldurmak için değil, akışı yaşamak içindir. Öğrenmek bir ihtiyaçtan değil, doğal bir açılımdan doğar. Sevmek bir tamamlanma çabası değil, kendiliğinden bir paylaşım olur. Böylece yaşam, telafi edilen bir süreç olmaktan çıkar; doğrudan yaşanan bir hâl olur.
Sonuç olarak farkındalık, insanı “yeterli hissetmeye” zorlamaz; zaten yeterli olanı fark ettirir. Bu yüzden farkındalıkta eksiklik yoktur. Eksiklik, bilincin yüküdür; farkındalık ise yükten özgürlüktür.
Mahmut Turut, 2026