Fenomen, Öz ve Refleksif Bilinç

Her fenomenin arkasında tek bir Öz vardır.
Fenomenler çoktur; Öz tektir.
Çokluk, Öz’ün parçalanması değildir;
Öz’ün kendini görünür kılma biçimidir.
Bir taş, bir ağaç, bir ses, bir hareket…
Her biri farklı görünür;
fakat hepsi aynı Öz’ün zamandaki açılımlarıdır.
Fenomenler değişir, doğar ve kaybolur;
Öz değişmez, doğmaz ve kaybolmaz.
Bu nedenle fenomenler arasında özsel bir ayrım yoktur.
Ayrım, yalnızca görünüm düzeyindedir.
Öz düzeyinde her şey birdir.
Ancak bu birliği fark edebilmek
her varlık için mümkün değildir.
Canlı ya da cansız tüm varlıklar oluşu yaşar.
Fenomen yaşar.
Fakat yalnızca insan, yaşadığı oluşun farkında olabilir.
Çünkü yalnızca insanda refleksif bilinç vardır.
Refleksif bilinç, bilincin kendine bakabilme yetisidir.
İnsan yalnızca görmez;
gördüğünü gördüğünün de farkında olabilir.
Yalnızca düşünmez;
düşündüğünü düşündüğünü de görebilir.
Bu, bilincin kendi üzerine kıvrılmasıdır.
Bu kıvrılma, bilincin Öz’e açılabildiği noktadır.
İnsan burada bir varlık olmaktan çok,
Öz’ün kendini fark edebildiği bir alan hâline gelir.
Öz, insanda kendini temaşa eder.
Bu yüzden insan, doğanın devamı değildir yalnızca.
İnsan, Öz’ün kendini bildiği yerdir.
Fenomenlerin ardındaki birliği bilmek,
bilgi edinmek değildir.
Bu birlik, ancak refleksif bilinçle fark edilir.
Ve bu fark edişte insan şunu görür:
Ayrı sandığı her şey,
aynı Öz’ün farklı yüzleridir.
İşte bu idrak,
bilincin yerini bulduğu andır.
Mahmut Turut-2026