Fenomen, Anlam ve Merkez
Bilincin Yükle İlişkisi

Karşılaştığımız her şey bir fenomendir.
Dış dünyada gördüklerimiz kadar, zihnin ürettikleri de fenomendir:
duygular, düşünceler, eylemler, imgeler…
Fenomenin kendisi ne yük taşır ne de hafiflik.
Yük, fenomenin bilinçte aldığı konumla ortaya çıkar.
Bir fenomen anlamlandırılabilir.
Anlam, bilincin fenomene temas etme biçimidir.
Ancak anlam, merkez hâline geldiğinde, bilinç artık seyretmez; taşımaya başlar.
Anlam merkez olduğunda:
•Bilinç, fenomenle özdeşleşir.
•Fenomen bir görüntü olmaktan çıkar, yük hâline gelir.
•Hayat, doğrudan yaşanmak yerine anlatıya dönüşür.
•Kişi “iyi konuşur”, fakat bilinç yük taşır.
Anlam merkez olmadığında ise:
•Fenomen olduğu gibi görünür.
•Anlam vardır ama yönetici değildir.
•Bilinç araya girmez; sadece seyreder.
•Fenomen, görüntü olarak kalır.
Burada belirleyici olan şey, fenomenin içeriği değil;
bilincin onu nereye koyduğudur.
Aynı fenomen:
•Merkez yapıldığında yük olur.
•Merkez yapılmadığında görüntü olur.
Bu durum yalnızca dış dünyadaki olaylar için geçerli değildir.
Zihnin ürettiği her şey için de aynıdır:
•Bir düşünce merkez olursa yük olur.
•Bir duygu merkez olursa yük olur.
•Bir eylem merkez olursa yük olur.
Ama bunların hiçbiri merkez yapılmazsa:
Düşünce düşünce olarak,
duygu duygu olarak,
eylem eylem olarak
görüntüye dönüşür.
Bu yüzden mesele,
fenomeni ortadan kaldırmak değil,
onu merkez olmaktan çıkarmaktır.
Fenomen merkez olduğunda bilinç taşır.
Fenomen merkez olmadığında bilinç yaşar.
Kısacası:
Biz fenomeni iki şekilde yaşayabiliriz:
•Merkez olarak → yük
•Görüntü olarak → seyir
Hayatın ağırlığı, olanın çokluğundan değil;
bilincin olanı merkeze koymasından doğar.
Mahmut Turut
2026