top of page

Görülen ve Sözün Sınırı

Görülen ve Sözün Sınırı
00:00 / 01:04

İnsan gördüğünü ifade etmek ister. Bir şey olur, fark edilir ve dile gelir. Bu yüzden “görülen sözle ifade edilemez mi?” sorusu doğaldır.

Görülen ifade edilebilir. Fakat ifade edildiği anda bir dönüşüm olur.

Çünkü söz, doğrudan olanın kendisi değildir. Söz, olanı temsil eder. Bu temsil sürecinde zihin devreye girer ve seçer, ayıklar, düzenler. Bu yüzden her söz bir ölçüde yorum içerir.

Bu şu anlama gelmez: Her söz tamamen yorumdur.

Sözün içinde hem görülen hem de yorum olabilir.

Örneğin “Bir ses duydum” dediğinde, bu ifadede görülen taraf baskındır. Doğrudan olana yakındır.

Ama “Bu ses beni rahatsız etti” dediğinde yorum devreye girer. Artık sadece olan değil, ona verilen anlam da ifade edilir.

Daha da ince bakarsak:

“Kapı kapandı” ifadesi bile tamamen nötr değildir. Çünkü “kapı” ve “kapanmak” kelimeleri zihnin oluşturduğu kavramlardır. Yine de bu tür ifadeler olana en yakın anlatımlardır.

Bu yüzden şöyle bir ayrım yapılabilir:

Görmeye en yakın sözler vardır.

Yorum ağırlıklı sözler vardır.

Bilinç devrede olduğunda kişi bunu fark eder. Konuşurken şunu görebilir: Şu an olanı mı ifade ediyorum yoksa yorum mu ekliyorum?

Sonuç olarak görülen sözle ifade edilebilir. Fakat ifade edildiği anda söz, her zaman bir miktar yorum içerir. Yine de sözün içinde hem görülen hem de yorum birlikte bulunabilir.

Mahmut Turut 2026

bottom of page