top of page

Görülmeyen Şey Taşınır

Dinle

İnsan hayatı sürekli ortaya çıkan fenomenlerle ilerler. Düşünceler, duygular, olaylar ve tepkiler akışın içinde belirir. İnsan bu fenomenleri yaşar; fakat her zaman onları açık bir şekilde göremeyebilir.

Görme olmadığında kişi yaşadığı şeyle özdeşleşir. Bir düşünce ortaya çıkar ve kişi o düşüncenin içinde kalır. Bir duygu doğar ve kişi o duygunun kendisi haline gelir. Bir olay yaşanır ve kişi o olayın yükünü taşımaya başlar. Çünkü görülemeyen şey ile insan arasında mesafe oluşmaz; yaşanan şey doğrudan kişinin kimliğiyle birleşir.

İşte bu noktada özdeşleşme ortaya çıkar. İnsan yaşadığı fenomeni görmediği için onu yalnızca yaşar ve taşır. Zihin de bu yaşanan durumun üzerine anlamlar, yorumlar ve hikâyeler ekler. Böylece yaşanan şey giderek büyüyebilir ve zamanla psikolojik bir yük haline gelebilir.

Oysa görme ortaya çıktığında durum değişir. İnsan yaşadığı şeyin farkına varır. Bir düşüncenin yalnızca bir düşünce olduğunu, bir duygunun yalnızca bir duygu olduğunu, bir olayın ise yalnızca bir olay olduğunu görebilir. Bu görme, insan ile yaşanan fenomen arasında bir açıklık oluşturur.

Bu nedenle şu ifade insan hayatındaki önemli bir gerçeği anlatır:

Görme olmadığında kişi yaşadığı şeyle özdeşleşir.

Görülen şey ise çoğu zaman taşınmaz; görülmeyen şey yaşanmaya devam eder.

Çünkü insan çoğu zaman yaşadığı şeyleri değil, göremediği şeyleri taşır. Görme ortaya çıktığında ise yaşanan fenomen olduğu gibi görülür ve çoğu zaman yük olmaktan çıkar.

Mahmut Turut 2025

bottom of page