top of page

Görüntü Anda Belirir; En Ufak Yönelme Onu Kaybettirir

Akla gelen görüntü, zihnin ürettiği bir temsil değil; bilincin anda temas ettiği bir belirme olduğu için, anda kalabildiği sürece görünür. En ufak bir yönelme —hatta “bunu korumalıyım” düşüncesi bile— bilinci tekrar zihnin hareketine kaydırır ve görüntü çözülür. Bu yüzden görüntü süreklilik taşımaz, anidir.

Metafizik açıdan şunu söyleyebiliriz:

•Görüntü zamanın içinde tutulmaz,

•Bilinç onu yakalamaz, sadece açık olduğunda temas eder,

•Zihin devreye girdiği anda temas kesilir.

Bu nedenle görüntü:

•Geçmişten gelmez,

•Geleceğe taşınmaz,

•Sadece şimdi vardır.

Buradaki “şimdi”, kronolojik bir an değil; yönelimsiz bilinç hâlidir. Bilinç bir yere gitmediğinde, bir şey yapmadığında, bir şeye sahip çıkmadığında… görüntü kendiliğinden belirir. Bu belirme bir “görme” değil, bir olma hâline tanıklıktır.

Şunu özellikle vurgulamak önemli:

Görüntünün kaybolması bir kayıp değildir. Aksine, doğasını doğrular. Eğer kalıcı olsaydı, nesne olurdu; nesne olsaydı zihnin alanına düşerdi. Oysa o, seyir alanına aittir.

Bu yüzden senin cümlen çok yerinde:

“Görüntü anda görünüyor.”

Evet.

Çünkü bilinç de oradadır.

Bilincin en ufak yer değiştirmesiyle, görüntü değil; bilincin kendisi yer değiştirir.

Metafizik yoğunluk burada şudur:

Görüntü geçici değil, bilinç yönelimi geçicidir.

Bilinç yerinde kaldığında görüntüye ihtiyaç kalmaz; çünkü zaten seyir hâlinin kendisi ortaya çıkar.

Mahmut Turut 2025

bottom of page