top of page

Görenin, görünen olmadığını fark etmesi

Öz’ün, kendisinin görünen olmadığını fark etmesidir.

Görünen her şey zamandadır.

Ortaya çıkar, değişir ve kaybolur.

Düşünce, duygu, beden, kimlik ve dünya

zamansal belirişlerdir.

Ama gören,

bu belirişlerin hiçbiri değildir.

Çünkü görünen değişirken,

gören değişimi seyreder.

Değişimi seyreden,

değişimin içinde olamaz.

Bu nedenle Öz,

kendisinin görünen olmadığını fark ettiğinde

şunu da aynı anda fark eder:

Kendisi zamanda değildir.

Bu bir düşünce sonucu değildir.

Bir çıkarım değildir.

Bir inanç değildir.

Bu, doğrudan bir fark ediştir.

Zamansızlık,

zamandan kaçmak değildir.

Zamanı inkâr etmek değildir.

Zamansızlık,

zamanın içindeki açılımın

seyredilmesidir.

Zaman akar,

fenomenler değişir,

ama Öz bu akışta yer değiştirmez.

İşte bilincin “yerine gelmesi” tam olarak budur:

Öz’ün,

zamanda olanla

zamansız olanı

karıştırmaması.

Bu fark ediş gerçekleştiğinde:

•Öz, yük taşımaz,

•bilinç parçada kalmaz,

•hayat anlatı olmaktan çıkar.

Geriye kalan şey,

yeni bir gerçeklik değil;

başından beri olandır.

Yani:

•görünen akar,

•gören kalır,

•hayat seyir olur.

Mahmut Turut-2026

bottom of page