Görme Özgürlüktür

Görme yoksa insan yalnızca kendi zihninin değil, başkalarının zihinlerinin de etkisi altında yaşar. Kendi düşüncelerini gerçek sanır, dışarıdan gelen yorumları da sorgulamadan kabul eder. Böylece kişi, farkında olmadan yorumların içinde şekillenen bir hayat sürer.
Bu durumda yaşam yüklüdür.
Çünkü taşınan şey olan değildir; olması gerekenlerdir, beklentilerdir, kabullerdir. Kişi bir yandan kendi zihninin ürettiklerini taşır, diğer yandan başkalarının doğrularını üstlenir. Bu da sürekli bir gerilim ve ağırlık oluşturur.
Fakat bilinç gördüğünde çözülme başlar.
Yorumlar fark edilir. “Bu benim düşüncem”, “bu başkasının yorumu” diye ayrım görünür hâle gelir. Artık yorumlar yaşanmaz; sadece görülür. Görülen şey yük olamaz, çünkü taşınmaz.
Bu noktada yaşam değişmez, ama yaşanma biçimi değişir.
Kişi sadece olanı yaşamaya başlar. Yorumlar arka plana çekilir, akış öne çıkar. Eylem devam eder, hayat devam eder; fakat bu kez bir taşıma hâli yoktur.
Sonuç olarak görme yoksa kölelik vardır, görme varsa çözülme. Görme, insanı yorumla yaşamaktan çıkarır ve akışla uyumlu bir yaşama açar.
Mahmut Turut 2026