Görmek Akışı Açığa Çıkarır

İşin sırrı akışı fark etmektir, yani olanı fark etmektir.
Hayat zaten sürekli bir akış içindedir. Olaylar olur, beden yaşar, düşünceler gelir geçer. Akış hiçbir zaman durmaz; kesintiye uğrayan şey akış değil, insanın onu algılama biçimidir. Zihin devreye girdiğinde olanın üzerine yorum ekler, beklentiler üretir ve “olması gereken” oluşturur. Böylece kişi olanı değil, zihnin kurduğu anlamları yaşamaya başlar.
Oysa olan her zaman oradadır. Görülmeyi beklemez, zaten ortaya çıkar. Fakat çoğu zaman bu olan, zihnin yorumlarıyla karışır ve netliğini kaybeder. İşte bu yüzden insan akışı kaçırdığını sanır.
Akışı fark etmek, aslında yeni bir şey kazanmak değildir. Sadece olanı olduğu gibi görmektir. Bir olay olduğunda onu yorumdan ayırabilmek, zihnin eklediği anlamları fark edebilmek ve olanla yorum arasındaki farkı görebilmektir.
Bu görme gerçekleştiğinde, akış yeniden hissedilir. Çünkü akış hiçbir zaman kaybolmamıştır; sadece görülmemiştir. Görüldüğü anda ise kişi hayatın içinde kaybolmadan yaşamaya başlar.
Sonuç olarak işin sırrı, hayatı değiştirmek değil; olanı fark etmektir. Çünkü olan görüldüğünde, akış kendiliğinden ortaya çıkar.
Mahmut Turut 2025