top of page

Yolun Sağında Yürüyen Bilincin Hikmeti

Yolun Sağında Yürüyen Bilincin Hikmeti
00:00 / 01:04

Yolda yürürken karşıma biri çıkar; çokluğun koyduğu kural bellidir: Sağdan yürünür. Fakat o, biçimin kuralına uymaz ve tam karşımdan bana doğru gelir. Zahiren bakıldığında “yanlış yapan” odur; fakat hakikatte yanlış yapan yalnızca biçimdir, öz değildir. Ben dururum, geri çekilmem; sadece akışa kapı açarım. Ne öfkelenirim ne de hüküm veririm. Çünkü bilirim ki: Toplumsal kurallar gölgenin düzenidir; hakikatin düzeni ise özün akışıdır. Benim geri çekilişim bir zayıflık değil, özün akışıyla uyuşma hâlidir. O adama yol verişim, gölgesine değil özüne  gösterdiğim saygıdır.


Zira Hak, mahlûka görünürde biçimle değil, içeride özle nazar eder. Birlik bilincinde olan kişi, karşısındakinin davranışını değil, o davranışın ardındaki hakikat nefesini görür. Biçim düzensiz olabilir; fakat öz daima düzenlidir. Ve insan, öze baktığında başkalarının karmaşasını üzerlerine almaz; onların gölgeleri kendi varlığının sahnesi olmaz. Orada, yolun ortasında, fark ederim: Benim yaptığım şey ona yol vermek değil, özün akışına yol vermektir.


Çünkü gölge ile savaşılmaz, sadece görülür.  Biçimle çekişilmez, sadece akışa bırakılır. Hakikat karşıdan gelene değil, içten gelene uyar. Benim yürüyüşüm dışarıda değil, içimdedir. Adımım asfalta değil, özün sessizliğine düşer.

Karşımdan gelen beden değil, onun içindeki unutulmuş özdür.


Birlik bilincinin özü şudur: “Ben, senin gölgende değil, özünde buluşurum.” O gün ben o adama değil, özüne yol verdim. Çünkü hakikat yolunda yol vermek değil, yol olmak gerekir. Ve ben, özün yolunda bir adım daha attım.


Mahmut Turut  2025

bottom of page