Görmek ve Ayıklamak

Bilinç görmekle özgürleştirir,
akıl ayıklamakla ilkeleştirir.
İnsan birçok şeyi farkında olmadan taşır.
Toplumdan aldığı değerleri, ailesinden öğrendiği yargıları,
doğru sandığı ölçüleri çoğu zaman sorgulamadan benimser.
Bu yüzden yaşadığı şeyin ne kadarı kendine, ne kadarı dışarıya aittir ayırt edemez.
Bilinç burada ilk işi yapar: görür.
Taşınanı görünür kılar.
Kişi artık neyi neden taşıdığını fark etmeye başlar.
İşte bu görme, insanı kör bağlılıktan kurtarır.
Bu yüzden bilinç görmekle özgürleştirir.
Ama görmek tek başına yetmez.
Görülen her şey doğru değildir.
Görülenin içinden hangisinin hakikate uygun,
hangisinin alışkanlık, korku ya da yük olduğu da ayırt edilmelidir.
Burada akıl devreye girer.
Ayıklar, sınar, yerli yerine koyar.
Geçici olanı kalıcı olandan,
yük olanı ilke olandan ayırır.
Böylece körce taşınan şeyler,
eğer hakikate uygunsa ilkeye dönüşür.
Bu yüzden akıl ayıklamakla ilkeleştirir.
Yani her değeri kabul etmez;
onu sınar, özüyle uyuşanı seçer.
Sonuç olarak bilinç insanı gördürerek özgürleştirir,
akıl ise gördüğünü ayıklayarak sağlam bir ilkeye dönüştürür.
Mahmut Turut – 2026