Görmek ve Olduğu Gibi Görmek Aynı Değildir

İnsan hayatın içinde sürekli bir şeyler görür. Bir söz duyar, bir davranışa şahit olur, bir olay yaşar. Göz görür, kulak duyar, zihin algılar. Fakat burada ince bir fark vardır: görmek ile olduğu gibi görmek aynı değildir.
Bir olay olur, birisi bir söz söyler. Herkes bunu duyar ama herkes aynı şeyi yaşamaz. Çünkü çoğu zaman görülen şey olayın kendisi değil, zihnin o olay hakkında ürettiği yorumdur.
Bilinç yerinde değilse kişi “bana saygısızlık yaptı”, “beni küçümsedi”, “bu kabul edilemez” gibi düşünceler yaşar. Bu durumda olay değil, yorum yaşanmaktadır. Kişi gördüğünü zanneder ama aslında zihnin kurgusunu yaşamaktadır.
Bilinç yerinde olduğunda ise durum değişir. Kişi “bir söz söylendi” ve “zihin bir anlam yükledi” diyerek bu ikisi arasındaki farkı görür. Bu fark edişle birlikte olay ve yorum ayrılır. İşte bu, olduğu gibi görmektir.
Görmek algılamaktır, olduğu gibi görmek ise yorumdan ayırmaktır. Herkes bakar ama herkes gördüğünü gerçekten görmez. Çoğu insan gördüğünü değil, yorumladığını yaşar.
Sonuç olarak dış fenomen her zaman vardır. Ancak onun fenomen olarak görülmesi bilince bağlıdır. Bu yüzden herkes görür ama herkes olduğu gibi görmez. İnsan ancak olduğu gibi gördüğünde yaşadığı şeyle arasına mesafe koyabilir. Bu mesafe oluştuğunda özdeşleşme çözülür, yük oluşmaz ve hayat daha sade akar. Çünkü artık görülen şey olduğu gibidir.
Mahmut Turut 2025