top of page

Göz Görmekte Ne Yapar, Bilinç Görmekte Ne Yapar?

Göz Görmekte Ne Yapar, Bilinç Görmekte Ne Yapar?
00:00 / 01:04

Bir masaya baktığında ilk çalışan şey gözdür. Göz, masanın biçimini alır. Rengini, sınırını, büyüklüğünü, yüzeyini ve uzaydaki yerini algılar. Yani göz, nesnenin dış görünüşünü alır. Bu yüzden gözün yaptığı iş, biçimsel görünüşü almaktır. Göz kendi başına “bu bir masa” demez; sadece görünen şekli ve görüntüyü alır.

Bilinç ise başka bir şey yapar. Gözün aldığı bu görünüş, bilinç alanında belirir ve fark edilir hale gelir. İşte bu yüzden bilinç, görünen şeyin açıldığı alandır. Göz görüntüyü alır, bilinç ise o görüntünün senin için görünür hale gelmesini sağlar. Böylece yalnızca bir optik alma olmaz; aynı zamanda “orada bir şey görünüyor” durumu ortaya çıkar.

Basit bir örnekle düşünelim. Bazen gözün açık olur, önündeki masa da oradadır, ama sen dalgın olduğun için onu fark etmezsin. Yani göz görünüşü alıyordur, fakat bilinçte belirgin bir görme gerçekleşmiyordur. Sonra bir anda dikkat oraya yönelir ve masa senin için görünür hale gelir. İşte burada bilinç devreye girmiş olur. Bu örnek, duyusal alma ile bilinçte görmenin aynı şey olmadığını gösterir.

Bu nedenle masanın duyularla görülmesi, onun biçiminin göz tarafından algılanmasıdır. Masanın bilinçte görülmesi ise, bu algının deneyim alanında belirip fark edilen bir görünüş haline gelmesidir. Yani göz biçimi alır, bilinç o biçimin görünüş olarak açıldığı alan olur. Daha sonra zihin devreye girer ve “bu masa” der. Kısacası göz görünüşü alır, bilinç görünüşü fark eder, zihin ise ona ad verir.

Mahmut Turut

bottom of page