Hayatta Her Şeye Bilincin Konumundan Bakmak

İnsan hayatında sayısız olay ortaya çıkar. Bir söz duyulur, bir davranış görülür, bir duygu hissedilir, bir düşünce belirir. Bunların hepsi akışın içinde beliren fenomenlerdir. Hayat, bu fenomenlerin sürekli değişen akışıdır.
Fakat insan çoğu zaman bu akışı olduğu gibi yaşamaz. Çünkü her fenomen ortaya çıktığında zihin devreye girer. Yorumlar, anlam yükler, kıyaslar, geçmişi getirir, geleceği kurar. Böylece kişi olanı değil, olan hakkında düşündüklerini yaşamaya başlar.
Bu noktada belirleyici olan olaylar değildir. Belirleyici olan, bilincin nerede olduğudur.
Eğer bilinç parçadaysa, zihin merkezdeyse, kişi her şeyi yorum üzerinden yaşar. Olan hemen “iyi-kötü”, “doğru-yanlış”, “olmalı-olmamalı” ayrımına girer. Kimlik devreye girer, beklentiler oluşur, geçmiş taşınır. Böylece en küçük bir olay bile büyür, ağırlaşır ve yük haline gelir. Aynı olay tekrar tekrar yaşanır; çünkü aslında yaşanan olay değil, onun zihindeki yorumudur.
Fakat bilinç yerindeyse farklı bir durum ortaya çıkar. Olan görülür. Yorum ortaya çıksa bile fark edilir. Zihin çalışır ama merkez olmaz. Bu durumda kişi olanı olduğu gibi yaşar. Duygu gelir, geçer. Düşünce gelir, görülür, kaybolur. Olay olur, çözülür ve biter. İçte bir açıklık oluşur.
Bu açıklık, uzaklaşmak değil; tam aksine olanın içinde olup ona yapışmamaktır. Hayatta her şeye bilincin konumundan bakmak demek, yaşananı değiştirmek değil, yaşanana nereden bakıldığını fark etmektir. Bu bakışta kişi şunu görmeye başlar:
• Olaylar beni belirlemiyor,
• Yorumlarım beni belirliyor,
• Yorumlarım da bilincimin konumundan doğuyor.
İşte bu fark edişle birlikte yaşam sadeleşir. Kişi artık hayatı kontrol etmeye çalışmaz. Beklentiler azalır.
Kırgınlıklar çözülür. Korkular zayıflar. Çünkü hepsinin aynı yerden doğduğu görülür:
Bilincin konumu. Bu fark edişle birlikte insan kendine şu soruyu sormaya başlar: “Ben şu anda nereden bakıyorum?” Bu soru, bilinci tekrar yerine çağırır.
Ve bilinç yerini bulduğunda, hayat değişmez ama yaşanış biçimi tamamen değişir. Aynı olaylar olur. Aynı insanlar vardır. Aynı dünya devam eder. Ama kişi artık yükle değil, açıklıkla yaşar.
En sade hâliyle:
Hayatta her şey aynı kalabilir. Değişen tek şey, bilincin bulunduğu yerdir. Bilinç yerini bulduğunda, yaşam yük olmaktan çıkar, seyre dönüşür.
Mahmut Turut 2026