top of page

Herkes Hayatın İçinde Koşuyor

Herkes Hayatın İçinde Koşuyor
00:00 / 01:04

Herkes hayatın içinde koşuyor.

Bir yerlere yetişmeye çalışan bedenler, bir şeyleri kaçırmaktan korkan zihinler, henüz gelmemiş anların yükünü taşıyan bilinçler…

Ama bu koşunun içinde kimse kimseyle ilgilenmiyor.

Yan yana geçiyorlar; fakat karşılaşmıyorlar.

Onlara baktığımda ardışık değil, yan yana görüyorum.

Birinin aceleci adımı, diğerinin boş bakışı, bir başkasının telefonuna gömülmüş yüzü…

Hepsi aynı açıklıkta beliriyor; fakat hiçbiri diğerine dokunmuyor.

Sanki aynı mekânda değiller; sanki aynı zamana bile ait değiller.

Koşmak burada bir hareket değil, bir hâl.

Zamanın içinde olmanın, zamana tutunmanın hâli.

İnsanlar bir yere gitmiyor aslında; zamanı sırtlarında taşıyorlar.

Geçmiş pişmanlık, gelecek kaygı, şimdi ise yük.

Kimsenin kimseyle ilgilenmemesi ilgisizlikten değil.

Herkes kendi yüküyle meşgul.

Parçalı bilinçte başkasına yer yoktur; çünkü bilinç zaten doludur.

Dolu olan fark edemez, fark edemeyen karşılaşamaz.

Ben bakarken bir şey yapmıyorum.

Yorumlamıyorum, ayırmıyorum, hızlandırmıyorum.

Seyrediyorum.

Koşanları durdurmak istemeden, yavaşlatmaya çalışmadan, onlara bir anlam yüklemeden.

Bu seyirde fark ediyorum ki, yan yana olmak birlik değildir;

ama birlik, yan yanalığı da dışlamaz.

Yan yanalık, bilincin zamansızlıktan bakabildiği anlarda görünür.

O zaman kimse eksik değildir, kimse fazla değildir.

Hayat akıyor.

Koşanlar da akışın içinde, duranlar da.

Fark, hareketin hızında değil; bilincin yerindedir.

Koşmak yük olabilir.

Seyir ise yük değildir.

Seyir, hayatın durması değil;

hayatın ağırlıktan kurtulmasıdır.

Mahmut Turut – 2026

bottom of page