top of page

İş Yerinde Düzen ve Bilincin Konumu

İş Yerinde Düzen ve Bilincin Konumu
00:00 / 01:04

Bir iş yerini yönetmek yalnızca işi yönetmek değildir; insanları da yönetmektir. İnsanlarla çalışmak ise çoğu zaman işin kendisinden daha zordur. Çünkü herkes aynı disipline, aynı sorumluluk anlayışına ve aynı bakış açısına sahip değildir.

Bir yönetici olarak görev verdiğinizde bazı insanlar söyleneni aynen yapar. Fakat bazıları kendi bildiğini okumaya devam eder. Bu durum zaman zaman yöneticiyi sinirlendirebilir. İnsan ister istemez şunu düşünür: “Ben bunu açıkça söylüyorum, neden yapılmıyor?”

İşte bu noktada zihin devreye girer. Zihin yorum üretir. Saygısızlık olarak algılayabilir, önemsenmediğini düşünebilir ya da düzenin bozulduğunu hissedebilir. Bu yorumlar zamanla öfke, gerilim ve yorgunluk yaratabilir.

Oysa iş hayatında önemli bir gerçek vardır: Her insan aynı bilinç düzeyiyle hareket etmez. Herkes aynı sorumluluk duygusuna sahip değildir. Bu nedenle bir iş yerinin düzeni yalnızca iyi niyetle kurulamaz.

Bir düzenin oluşabilmesi için net kurallar gerekir.

Kurallar olmadığı zaman herkes kendi alışkanlığına göre hareket eder. Fakat kurallar açık ve uygulanabilir olduğunda insanlar genellikle o düzene uyum sağlar. Bu yüzden eski bir söz iş hayatında çok anlamlıdır:

“At sahibine göre kişner.”

Yani insanlar çoğu zaman karşılarında gördükleri yönetim biçimine göre davranırlar.

Ancak burada bir başka önemli nokta daha vardır: yöneticinin kendi iç dengesi.

Bir yönetici sinirin, gerilimin ve zihnin ürettiği yorumların içinde kaybolursa kararları da sağlıklı olmaz. Fakat bilinç yerinde olduğunda kişi yaşananları daha net görebilir. Öfkenin farkında olur ama onun içinde kaybolmaz. Durumu değerlendirir ve gerektiğinde anlayış gösterir, gerektiğinde de sınır koyar.

Bu yüzden iş yerinde iki farklı düzen vardır.

Birincisi toplumsal düzendir. Bu düzen kurallarla yürür. İşin yapılması, sorumlulukların yerine getirilmesi ve kurumun ayakta kalması bu düzenle sağlanır.

İkincisi ise bilincin düzenidir. Bu düzen insanın kendi iç dengesini korumasını sağlar.

İnsan bilinci yerinde olduğunda çalışır, üretir, kurumlar kurar, insanlarla birlikte iş yapar; fakat bunların içinde kaybolmaz. Zihnin ürettiği gerilimler onun bütün dünyasını ele geçirmez.

Bu nedenle iş hayatında önemli bir denge vardır:

Kurallar işi yürütür.

Bilinç ise insanı korur.

Bir kurum kurallar sayesinde ayakta kalır; fakat insanın iç dünyasını ayakta tutan şey bilincinin konumudur.

Mahmut Turut 2025

bottom of page