İnsanın Kendisiyle Karşılaşması

İnsan, en çok kendi kendisiyle,
kendisine kendisinden başka yardım edecek kimse olmadığını gördüğünde karşılaşır.
Bu karşılaşma düşüncede kalmaz.
Bir fikir olarak bilinmez,
bir söz olarak söylenmez.
Eylemin içinde gerçekleşir.
Hayatın tam ortasında,
insanın artık dayanacak dış bir yer bulamadığı anda açılır.
İnsan o ana kadar hep bir şeylere tutunur.
Birine, bir düşünceye, bir alışkanlığa, bir umuda…
Fakat öyle bir an gelir ki
bütün dayanaklar geri çekilir.
İşte o anda kişi, ilk defa gerçekten kendisiyle baş başa kalır.
Bu yüzden insan kendisiyle en çok
en zayıf anında karşılaşır.
Çünkü güçlüyken çoğu zaman dışarıya yaslanır,
ama zayıfladığında içeride ne varsa o görünür.
Bu karşılaşma kolay değildir.
Çünkü burada maske işlemez,
gösteri işlemez,
kaçış işlemez.
İnsan ilk defa şunu görür:
Kendisinden kaçtığı yere kadar gelmiştir
ve artık dönüp yine kendisine bakmak zorundadır.
Fakat tam da burada
gerçek bir başlangıç doğar.
Çünkü insan, kendisine kendisinden başka yardım edecek kimse olmadığını gördüğünde,
aynı zamanda kendi varlığıyla ilk ciddi temasını kurar.
Sonuç olarak insan,
kendisiyle en çok çaresiz kaldığında karşılaşır.
En zayıf an,
çoğu zaman en gerçek andır.
Aksiyom
Dayanaklar çekildiğinde,
insan kendine kalır.
Ve bazen insanın kendisiyle ilk karşılaşması,
tam da en zayıf anında olur.
Mahmut Turut – 2026