top of page

İnsan Akışı Fark Ederek Yaşadığında, Yüksüzdür

İnsan Akışı Fark Ederek Yaşadığında, Yüksüzdür
00:00 / 01:04

İnsan, çoğu zaman yaşadığını sanır.

Oysa yaşadığını sandığı şey, olanın kendisi değil; olana eklediği yorumdur.

Bu yorumla birlikte bilinç zamana yerleşir, özne oluşur ve taşımak başlar.

Akış, zaten vardır.

Canlı-cansız tüm varlıklar akışın içindedir.

İnsanın hayvani boyutu da akışı yaşar; bilir ya da bilmez, fark eder ya da etmez.

Bu boyutta yük yoktur, çünkü sahiplenme yoktur.

Yük, akıştan sonra ortaya çıkan bilinçle birlikte başlar.

Bilinç, akışı fark etmediğinde kendini merkez sanır.

Olanı üstlenir, anlam yükler, kimlik kurar.

Bu noktada yaşanan şey hayat değil, taşımadır.

İnsan akışı fark ettiğinde ise bir şey yapmaz.

Bir karar almaz.

Bir hâle geçmez.

Sadece şunu görür:

Olan, zaten oluyor.

Bu görüşle birlikte yük düşer.

Çünkü yük, bırakıldığı için değil;

taşınacak bir şey olmadığı görüldüğü için düşer.

Yüksüz yaşam, özel bir yaşam biçimi değildir.

Sadeleşme değildir.

İçe kapanma ya da dışa açılma da değildir.

Yüksüz yaşam, akışın fark edilerek yaşanmasıdır.

Aynı hayat sürer.

Aynı beden hareket eder.

Aynı eylemler olur.

Ama artık olan, sırtlanılmaz.

Yorum yaşanmaz.

Kimlik merkez olmaz.

İnsan, akışı fark ederek yaşadığında yüksüzdür.

Ve bu, eklenecek bir şey değil;

fazlalığın düşmesiyle açığa çıkan bir hâldir.

Mahmut Turut 2026

bottom of page