top of page

İrade ve Farkındalık

İrade ve Farkındalık
00:00 / 04:21

İnsan zamana doğar. Doğduğu andan itibaren fenomenlerle karşılaşır: düşünceler belirir, duygular yükselir, olaylar gerçekleşir, beden çeşitli tepkiler verir. Bu fenomenlerin kendisi akışın içinde ortaya çıkar ve yine akışın içinde kaybolur. Fenomen nötrdür; yalnızca olandır.

Fakat insan yalnızca fenomeni yaşamaz, onunla ilişki kurar. Bilinç fenomenle ilişkiye girdiğinde bulunduğu konum bu ilişkinin biçimini belirler. Eğer bilinç zamanda konumlanmışsa fenomenle özdeşleşme meydana gelir. Düşünce “benim düşüncem”, duygu “benim duygum”, olay “benim hayatım” haline gelir. Bu özdeşleşmeden kimlik oluşur; kimlikten ise olması gerekenler, beklentiler ve zamansal taşımalar doğar.

Zamanın içinde insan hayatını çoğu zaman irade ile yürütür.

İrade burada bir yön verme çabasıdır. İnsan bir şeyi elde etmeye, bir şeyi değiştirmeye, bir şeyi kontrol etmeye çalışır. “Böyle olmalıyım”, “bunu başarmalıyım”, “bunu engellemeliyim” gibi düşünceler iradenin hareket alanıdır. Zamanda yaşayan bilinç fenomenle mücadele eder, onu yönetmeye veya dönüştürmeye çalışır. Bu nedenle zamanın dili çoğu zaman çaba, kontrol ve yön verme üzerine kuruludur. İnsan iradesini kullanarak hayatını düzenlemeye çalışır.

Fakat bilincin konumu değiştiğinde başka bir boyut ortaya çıkar. Özdeşleşme gevşediğinde fenomen tekrar olduğu gibi görünmeye başlar. Düşünce yine gelir, duygu yine ortaya çıkar, beden yine tepki verir; fakat artık bunlar benliğin parçası olarak değil, fenomen olarak görülür. Bu durum sizin ifadenizle zamansızlık boyutudur.

Zamansızlıkta insanın temel gücü irade değildir. Burada belirleyici olan şey farkındalıktır. Farkındalık, fenomeni fenomen olarak görebilme yetisidir. Öfke geldiğinde onu fark etmek, korku ortaya çıktığında onu görmek, başarı arzusunun ya da kaybetme korkusunun zihinde nasıl belirdiğini izleyebilmek… Bunların hepsi farkındalığın alanıdır.

Farkındalıkta fenomenle savaşmak gerekmez. Onu bastırmak veya değiştirmek zorunlu değildir. Çünkü görülen şey artık kimliğe yapışmaz. Fenomen ortaya çıkar, görülür ve akışın içinde kaybolur. Bu yüzden zamansızlıkta yaşamın temel hareketi çaba değil, seyir haline gelir.

Bu noktada insan yaşamında iki farklı güç açıkça görünür:

Zamanda insanın gücü iradedir.

Zamansızlıkta insanın gücü farkındalıktır.

İrade yapmaya yöneliktir; farkındalık görmeye yöneliktir. İrade fenomeni değiştirmeye çalışır; farkındalık fenomeni olduğu gibi görür. İrade zamanı taşır; farkındalık ise zamanı çözmeye başlar.

Bu nedenle insanın dönüşümü çoğu zaman iradeden farkındalığa doğru bir geçiştir. İnsan önce irade ile yaşamayı öğrenir; sonra bir noktada iradenin sınırlarını görür. İşte o noktada farkındalık belirir. Fenomenler artık yalnızca yaşanan olaylar değil, görülen fenomenler haline gelir.

Sonunda şu gerçek anlaşılır:

Zamanda insan irade ile hareket eder.

Zamansızlıkta ise bilinç farkındalıkla seyreder.

Mahmut Turut 2026

bottom of page