top of page

Kendini Bilmenin İki Yüzü

Kendini Bilmenin İki Yüzü
00:00 / 01:04

Her canlıda bir zihin vardır.

Algılar, tepkiler verir, yaşamı sürdürür.

Fakat insan zihni diğerlerinden farklıdır.

Çünkü yalnızca dışarıyı değil, kendini de görebilir.

İnsan zihni, evrensel akılla temas kurma potansiyeline sahiptir.

Bu temas gerçekleştiğinde, akıl yalnızca dünyayı değil,

zihnin kendisini de gözetler.

Ve bu gözetleme, insanı kendine döndürür.

İşte “kendini bilmek” dediğimiz şey burada başlar.

Ama bu ifadenin anlamı,

insanın bulunduğu bilinç düzeyine göre değişir.

Parçalı bilinçte insan kendini zihin olarak bilir.

Düşüncelerini, duygularını, tepkilerini tanır.

Kendi hikâyesini, geçmişini, alışkanlıklarını fark eder.

Bu düzeyde kendini bilmek,

aklın zihni tanımasıdır.

Ama bu hâl hâlâ sınırlıdır.

Çünkü zihin değişkendir, parçalıdır.

Onu bilmek, bütünü bilmek değildir.

Bilinç derinleştiğinde başka bir şey olur.

İnsan artık sadece zihnini değil,

zihni göreni fark etmeye başlar.

İşte bu, bütünsel bilinçtir.

Bu düzeyde kendini bilmek,

aklın kendini bilmesidir.

Artık bilinen şey düşünceler değildir,

o düşünceleri gören bilinçtir.

Kişi kendini bir içerik olarak değil,

bir varlık olarak fark eder.

Bu yüzden aynı söz farklı anlamlar taşır:

“Kendini bil.”

Parçalı bilinçte bu söz,

“zihnini tanı” demektir.

Bütünsel bilinçte ise,

“kendi varlığını fark et” anlamına gelir.

Sonuç olarak:

Kendini bilmek tek bir şey değildir.

Bir yolculuktur.

Başlangıçta zihin görülür,

derinlikte ise gören açığa çıkar.

Ve insan,

zihnini bildiğinde kendine yaklaşır,

kendini bildiğinde ise

artık kendisi olur.

Mahmut Turut

bottom of page