top of page

Kişi akışı taşıyarak yaşamayı bıraktığında, akışı doğal yaşamaya başlar; bu da seyirdir.

Akışı taşımak, olanı sırtlanmaktır. Kişi, yaşananı olaylara bölerek geçmişi düzeltilecek bir alan, geleceği güvence altına alınacak bir zaman olarak kurduğunda akış yük hâline gelir. Yük, akışın kendisinden değil; akışa müdahale eden merkezlenmeden doğar. Burada bilinç, parça ile özdeşleşmiştir ve akışı kendi ölçülerine göre ayarlamaya çalışır.

Akışı doğal yaşamak ise müdahalenin çözülmesidir. Olan, olduğu yerden görülür; yorum geri çekilir. Zaman taşınmaz, izlenir. “Olması gereken” aranmaz; çünkü olan zaten bütüne uygundur. Bu hâlde bilinç, bir şey yapmaz; fakat her şey görünür olur. İşte bu görünürlük seyirdir.

Seyir, pasiflik değildir; çabasız açıklıktır. Kişi akışın dışında durmaz, onu kurmaya kalkmaz; akışla çelişmeden birlikte olur. Böylece yük hafifliğe, stres sessizliğe dönüşür. Bilinç yerine geçmez; yerini hatırlar.

Mahmut Turut, 2025

bottom of page