Kimlik Olmadan Değerler Devreye Girmez

Hayatın içinde birçok olay ortaya çıkar. Bir söz duyulur, bir eşya görülür, bir durum yaşanır. Bunların hepsi fenomendir. Fenomen kendi başına yalnızca ortaya çıkan bir olaydır.
Fakat insan yalnızca fenomenleri yaşamakla kalmaz; onlarla ilişki de kurar. İnsan bir rol üstlenir, bir şeyi sahiplenir ya da kendisi hakkında bir tanım oluşturur. “Ben oyuncuyum”, “ben öğretmenim”, “bu araba benim” gibi ifadelerle kişi kendisiyle bir durum veya nesne arasında bağ kurar. İşte bu bağ kimliktir.
Kimlik oluştuğunda yeni bir katman ortaya çıkar: değer.
İnsan kimliğini tanımladıktan sonra onun nasıl olması gerektiği hakkında düşünmeye başlar.
Örneğin kişi “ben oyuncuyum” dediğinde bir kimlik oluşur. Fakat “ben iyi bir oyuncuyum” dediğinde artık değer devreye girer. İyi olmak bir ölçü hâline gelir ve zihinde bir “olması gereken” ortaya çıkar.
Bu yüzden değerler genellikle kimliğin üzerine kurulur. Kimlik oluşmadan değerler için bir zemin oluşmaz. Çünkü değer, çoğu zaman kimliğin nasıl olması gerektiğini belirleyen bir ölçüdür.
Bu nedenle denebilir ki:
Kimlik oluşmadan değerler devreye girmez.
Kimlik ortaya çıktığında değerler ortaya çıkar, değerler ortaya çıktığında ise beklentiler ve “olması gerekenler” doğar. İşte bu noktada insanın zihinsel dünyasında yük oluşmaya başlar.
Mahmut Turut 2026