Kontrol mü var, yoksa her şey akış mı?

İnsan hayatı yaşarken çoğu zaman kontrol ettiğine inanır. “Ben kontrol ediyorum, ben karar veriyorum, ben yapıyorum” düşüncesi zihnin kurduğu bir merkezden doğar. Zihin plan yapar, hesap yapar ve her şeyi kontrol etmek ister. İçten içe her şeyin kendi elinde olması gerektiğini düşünür.
Fakat hayatın kendisine bakıldığında farklı bir gerçek ortaya çıkar. Kalp kendiliğinden atar, düşünceler kendiliğinden gelir, duygular kendiliğinden yükselir ve birçok olay bizim kontrolümüz dışında gelişir. Burada fark edilen şey, hayatın büyük ölçüde zaten akış halinde olduğudur.
Bu noktada kontrolün hiç olup olmadığı sorusu ortaya çıkar. Daha net bakıldığında, kontrol sandığımız şeyin zihnin düzenleme çabası olduğu görülür. Zihin seçenekleri değerlendirir, karar oluşturur ve plan yapar. Bu bir işlevdir, fakat bu işlevin kendisi de akışın bir parçasıdır.
Görme olmadığında kişi her şeyi kendisinin yaptığını sanır. Bu durumda yük artar, sorumluluk ağırlaşır ve kontrol duygusu zamanla kaygıya dönüşür. Görme olduğunda ise kişi düşüncenin geldiğini, kararın oluştuğunu ve eylemin gerçekleştiğini fark eder. Bütün bunların olup bittiğini görür.
Bu görme ile birlikte kontrol duygusu yumuşar, zorlama azalır ve akış hissedilmeye başlar. Bu durum hiçbir şey yapmamak ya da her şeyi bırakmak anlamına gelmez. Aksine yapılan yapılır, fakat yük olmadan yapılır.
Sonuç olarak kontrol etmeye çalışan zihin vardır, fakat hayatın kendisi akıştır. İnsan kontrol ettiğini sanır, gören ise her şeyin akış içinde gerçekleştiğini fark eder.
Kontrol bir algıdır, akış gerçektir. Zihin kontrol ettiğini sanır, bilinç görür ve akış gerçekleşir. Fenomen olur, zihin yorumlar, bilinç görür ve akış devam eder.
Mahmut Turut 2025