Mükemmeliyetçilik Kesinlik Arayan Bir Yorumdur

İnsan hayatında bir durum ortaya çıkar. Bir iş yapılır, bir sonuç elde edilir, bir davranış sergilenir. Bu olanın kendisidir.
Ardından zihin devreye girer ve değerlendirme yapar. “Daha iyi olmalıydı”, “hatasız olmalı”, “kusursuz yapmalıyım” gibi düşünceler üretir. İşte bu noktada mükemmeliyetçilik ortaya çıkar.
Mükemmeliyetçilik, zihnin kurduğu bir yorumdur.
Bu yorum sıradan bir değerlendirme değildir. İçinde bir zorunluluk ve kesinlik arayışı vardır. Zihin, olanı yeterli bulmaz ve belirlediği bir “olması gereken”e göre ölçer.
Bu yüzden mükemmeliyetçilik, kesinlik arayan bir yapıdır.
Kişi bunu fark etmediğinde, yaptığı her işte bir eksiklik hisseder. Çünkü zihin sürekli bir ideal üretir ve onu gerçekliğin yerine koyar. Bu durumda kişi olanı değil, olması gerekeni yaşamaya başlar. Bu da yük oluşturur.
Fakat bilinç devrede olduğunda şu görülür:
Bir iş yapıldı ve zihnim bunun mükemmel olması gerektiğini söylüyor.
Bu fark ile birlikte mükemmeliyetçilik çözülmeye başlar. Çünkü artık görülen bir yorumdur. Kişi hem yapılan işi hem de zihnin beklentisini birlikte görür.
Bu durumda olan yeterli ya da yetersiz diye etiketlenmez. Sadece görülür. Zihin yine yorum yapabilir, fakat merkez olmaz.
Sonuç olarak mükemmeliyetçilik, zihnin kurduğu bir yorumdur ve bu yorum kesinlik arayışına dayanır. Görülmediğinde yük olur, görüldüğünde ise sadece bir düşünce olarak kalır.
Mahmut Turut 2026