Merkezsiz Yaşamak

Hayatın içinde olacaksın.
İşin olacak, sorumluluğun olacak, mücadele edeceksin.
Ama hiçbir şeyi merkez yapmayacaksın.
Merkez yaptığın anda, bilinç parçada konumlanır.
Parçada konumlanan bilinç, olanı yaşamaz; olanı taşır.
Taşınan her şey yük olur.
Yük arttıkça hayat ağırlaşır.
Ağırlaşan hayat, strese dönüşür.
Stres bedene yansır;
nefes daralır, tansiyon yükselir, zihin sertleşir.
Oysa hayatın sırrı,
hayatın dışına çıkmakta değil;
hayatın merkezinden çekilmekte saklıdır.
Hiçbir olayı merkez yapmadığında,
olan sadece olan olarak görünür.
Sorun sorun olarak kalır.
Başarı başarı olarak geçer.
Kayıp, kayıp olur ve gider.
Bu hâlde bilinç,
olayların içine düşmez;
olayların içinden seyreder.
Seyrederek yaşamak,
eylemsizlik değildir.
Aksine, eylem en berrak hâline burada kavuşur.
Çünkü eylem artık yükten değil, açıklıktan doğar.
Yüksüz bir yaşam,
sorunsuz bir yaşam değildir.
Yüksüz yaşam,
sorunları taşımayan bir yaşamdır.
Böyle bir hayatta stres birikmez.
Çünkü stres, olaydan değil;
olayın merkeze alınmasından doğar.
Merkez yoksa, birikme de yoktur.
Beden de bunu bilir.
Merkezsiz yaşamda beden gevşer.
Nefes derinleşir.
Tansiyon yükselmez.
Çünkü beden, bilincin taşıdığı yükleri taşımak zorunda kalmaz.
Hayat akar.
Olan olur.
Eylem gerçekleşir.
Ama bilinç, hiçbir yerde tutulmaz.
İşte seyrederek yaşamak budur:
Hayatın içinde olmak
ama hiçbir şeyi merkez yapmamak.
Bu hâl,
doğal yaşamdır.
Mahmut Turut
2026