top of page

Ne Yediğini Bilmek ve Nereden Yediğini Görmek

Ne Yediğini Bilmek ve Nereden Yediğini Görmek
00:00 / 01:04

İnsan ne yediğini bilir. “Kuru fasulye yiyorum” diyebilir. Bu, eylemin farkında olmaktır. Fenomen görülür. Fakat bu bilgi, tek başına yeterli değildir. Çünkü kişi çoğu zaman ne yaptığını bilir, ama nereden yaptığını görmez. 


Yemek yemek sadece fiziksel bir eylem değildir. Aynı eylem, farklı bilinç konumlarında bambaşka şekilde yaşanır. Kişi aç olduğu için yiyebilir, alışkanlıkla yiyebilir, can sıkıntısıyla yiyebilir, zevk almak için yiyebilir, ya da sadece olduğu için yiyebilir. Dışarıdan bakıldığında hepsi aynıdır: Kuru fasulye yenir. Ama içeride yaşanan aynı değildir.


İşte bilincin konumu burada belirleyici olur. Eylem değişmez, ama eylemin yaşanma biçimi değişir. Bu yüzden asıl mesele “ne yediğini bilmek” değildir. Asıl mesele, yediğin şeyi nereden yaşadığını görmektir. Kişi yalnızca yediğini bildiğinde, bilgi vardır ama mesafe yoktur. Eylemle özdeşleşme devam eder. Fakat kişi aynı anda hem yediğini

hem de bu yemenin nasıl ortaya çıktığını görebildiğinde, bakış değişir.


Artık sadece kuru fasulye yenmez; yemenin kendisi de görülür. Bu noktada kişi şunu fark etmeye başlar: Ben sadece yemiyorum, yemeyi yaşıyorum. Ve bu yaşama biçimi, benim bilincimin bulunduğu yerden doğuyor.


Böylece dikkat dışarıdaki yemekten içeriye döner. Kişi nesneyi değil, bakışın yerini fark etmeye başlar. İşte bu fark, dönüşümün başlangıcıdır. Çünkü sorun çoğu zaman ne yediğimizde değil, onu nereden yaşadığımızdadır.

Aynı yemek, özdeşleşmeyle yendiğinde yük olabilir; farkındalıkla yendiğinde sadece yaşanır. Demek ki eylem aynı,

ama konum farklıdır. Ve bütün fark buradan doğar.


Sonuç olarak: Ne yediğini bilmek farkındalıktır, ama nereden yediğini görmek bilinçtir. 


Mahmut Turut 2026

bottom of page