top of page

NEREDEN BAKTIĞINI GÖREN KİŞİ EVİNDE İSTİRAHAT EDİYORDUR

I. Ev Kavramı Mekânsal Değil, Bilinçseldir

“Nereden baktığını gören kişi evinde istirahat ediyordur” cümlesinde geçen ev, fiziksel bir mekân değildir. Bu ev; bilincin kendi yeridir. İnsan dış dünyada dolaşabilir, şehirler değiştirebilir, hatta yalnız kalabilir; fakat bilinç kendi yerinde değilse evsizdir.

Ev, bilincin ait olduğu konumdur.

İstirahat ise, bilincin yük taşımadığı hâldir.

Bu yüzden evde olmak, bir yere varmak değil; bir yere dönmektir. Bilincin, parçada dolaşmayı bırakıp kendi merkezsiz merkezine yerleşmesidir.

II. Nereden Baktığını Görmek Ne Demektir?

İnsan çoğu zaman baktığını görür, ama nereden baktığını görmez. Oysa bakılan şeyler değişkendir; bakışın konumu belirleyicidir.

Nereden baktığını görmek:

•düşünceleri görmek değildir

•duyguları fark etmek değildir

•davranışları analiz etmek değildir

Nereden baktığını görmek:

Bilincin parçada mı, bütünde mi durduğunu fark etmesidir.

Bu fark ediş gerçekleştiğinde, bilinç artık içeriğin içinde kaybolmaz. Olan biten her şey seyredilir. Seyredilen şey yük olmaz.

III. Parçada Olan Bilinç Evde Değildir

Parçada olan bilinç:

•kendini merkez sanır

•parçayı bütün zanneder

•olanla çatışır

Bu hâlde bilinç sürekli hareket hâlindedir. Sürekli düzeltir, savunur, açıklar, taşır. Bu hareketlilik dışsal değil, içseldir. Bilinç yerinde değildir.

Yerinde olmayan bilinç dinlenemez.

Dinlenemeyen bilinç istirahat edemez.

İstirahat edemeyen bilinç yük üretir.

Bu yüzden parçada olan insan, evinde değildir. Evini arar ama dışarıda arar. Oysa ev, dışarıda değil; bakışın yerindedir.

IV. Bütünden Bakan Bilinç Evindedir

Bilinç bütünden baktığında:

•olanı olduğu gibi görür

•olması gereken aramaz

•müdahale ihtiyacı duymaz

Bu hâl bir kabulleniş değildir. Teslimiyet de değildir. Bu hâl, çelişkisizliktir.

Çelişki yoksa gerilim yoktur.

Gerilim yoksa yük yoktur.

Yük yoksa istirahat vardır.

İstirahat, bir şey yapmamak değildir.

İstirahat, bir şey taşımamaktır.

Bütünden bakan bilinç, zamanı sırtında taşımaz. Zamanı seyreder. Olayları oluş olarak görür. Bu yüzden yorgun değildir.

V. Evde Olmanın Sessizliği

Evde olan bilinç:

•yüksek sesle konuşmaz

•kendini ispat etmez

•sürekli anlatma ihtiyacı duymaz

Çünkü anlatma ihtiyacı, yerini kaybetmiş bilincin refleksidir. Evinde olan bilinç, kendini teyit ettirmez.

Bu yüzden bilgelik sessizdir.

Bu yüzden insanlık gösterilmez.

Bu yüzden bütünsel bilinç iddia etmez.

Evinde olan biri, “evdeyim” demez.

Çünkü ev, ilan edilmez; yaşanır.

VI. İstirahat Hâli Bir Hedef Değildir

İstirahat bir hedef değildir. Ulaşılacak bir seviye değildir. Bir kazanım değildir. İstirahat, bilincin doğal hâlidir.

Bilinç, kendi yerinde durduğunda zaten istirahattedir. Parçaya kaydığında yorulur. Bu yüzden istirahat, bir şey eklemekle değil; fazlalığı bırakmakla olur.

Bırakılan şey:

•haklı olma ihtiyacı

•düzeltme arzusu

•olması gereken beklentisi

Bunlar bırakıldığında bilinç, kendiliğinden evine döner.

VII. Sonuç: Evine Dönen Bilinç Yük Taşımaz

Nereden baktığını gören kişi evinde istirahat ediyordur.

Çünkü artık bilincin konumu görünür hâle gelmiştir. Görülen konumda bilinç, kendini kaybetmez.

Bu hâlde:

•hayat akmaya devam eder

•olaylar yaşanır

•sorumluluk sürer

Ama yük yoktur.

Çünkü yük, olaylardan değil; yanlış yerden bakmaktan doğar.

Bilinç evine döndüğünde, hayat değişmez;

ama hayat yük olmaktan çıkar.

Kapanış Cümlesi

Nereden baktığını gören kişi,

artık bakışını taşımaz.

Bilinç yerindedir;

yerinde olan bilinç istirahattedir.

Mahmut Turut – 2025

bottom of page