top of page

Olması Gerekenin Yeri

Olması Gerekenin Yeri
00:00 / 01:04

Olması gereken, bilinç parçada iken bir ektir. Bilinç seyirde iken ise olanla aynıdır. Bu ayrım, ahlâkın, özgürlüğün ve yükün nerede doğduğunu gösterir. Bilinç parçada iken Bilinç parçada durduğunda merkez kurulur. Merkez kurulduğunda özne ortaya çıkar.


Özne ortaya çıktığında olan, yeterli olmaktan çıkar. Bu noktada “olması gereken” devreye girer. Olması gereken burada; olanın karşısına konur,  olanın üstüne eklenir,  olanın yerine geçirilmek istenir. Bu ek;  ideal olur,  hedef olur, ölçüt olur. Ve olan ile olması gereken arasına mesafe girer. Mesafe girdiğinde,  çatışma başlar,  yük oluşur ve  ahlâk görev hâline gelir.


Olması gereken artık bir ektir. Ek olduğu için ağırdır. Ağır olduğu için taşınır. Bilinç seyirde iken Seyirde bilinç parçada durmaz. Merkez kurulmaz. Özne doğmaz. Özne doğmadığında;  karşılaştırma yoktur,  ideal yoktur,  hedef yoktur.


Bu yüzden “olması gereken” ayrı bir şey olarak belirmez. Seyirde “olması gereken”, olanın dışından gelmez. Seyirde “olması gereken”, olanın kendi düzeni olarak görünür. Bu yüzden,  eklenmez,  dayatılmaz ve ertelenmez. Görünür ve olur.


Aynılık ne demektir? Buradaki aynılık, iki şeyin eşitlenmesi değildir. Buradaki aynılık, ayrımın kurulmamasıdır. Seyirde,  olan eksik değildir. Olması gereken fazla değildir. İkisi aynı yerde, aynı anda, aynı görünürlükte açığa çıkar. Ahlâk ve özgürlük burada nerededir? Ahlâk burada;  iyi olmak değildir,  doğruyu seçmek değildir.


Ahlâk, olanın kendini örtüsüz göstermesidir. Özgürlük burada; yapabilmek değildir, seçebilmek değildir. Özgürlük, olan ile olması gereken arasında engel olmamasıdır. 


Sonuç: Olması gereken, bilinç parçada iken bir ektir. Bu ek, yük üretir. Bilinç seyirde iken olması gereken, olanla aynıdır. Çünkü seyirde; ek yoktur, mesafe yoktur, direnç yoktur. Olan görünür. Görünen olur. Ve bu, hem ahlâktır

hem özgürlüktür.


MahmutTurut  2026

bottom of page