Olması Gerekenle Yaşamak ve Stres

İnsan hayatında önce olan vardır. Bir durum gerçekleşir, bir olay ortaya çıkar, bir süreç yaşanır. Bu yaşananlar varoluşun akışı içinde ortaya çıkan fenomenlerdir.
Fakat insan zihni çoğu zaman bu olanı olduğu gibi görmekte zorlanır. Zihin olayların nasıl olması gerektiğine dair sürekli ölçüler üretir. Bir işin daha hızlı bitmesi, insanların farklı davranması, hayatın belirli bir düzende ilerlemesi gibi birçok “olması gereken” düşüncesi zihinde yer alır.
İnsan hayatını bu ölçüler üzerinden yaşamaya başladığında, yaşanan her durum zihnin beklentileriyle karşılaştırılır. Eğer olan durum zihnin beklentileriyle uyuşmazsa olan ile olması gereken arasında bir çatışma ortaya çıkar. Bu çatışma çoğu zaman içsel bir gerilim doğurur.
Bu gerilim sürekli hale geldiğinde insanın yaşamı daha stresli ve gergin bir hâl alabilir. Çünkü zihin sürekli hayatı kontrol etmeye, hızlandırmaya veya değiştirmeye çalışır. Oysa varoluşun akışı her zaman zihnin beklentileriyle uyumlu olmayabilir.
Bu nedenle hayatı sürekli olması gerekenler üzerinden yaşamak, insanın olanı görmesini zorlaştırabilir. Olanın görülmediği yerde zihin sürekli karşılaştırma yapar ve bu karşılaştırma çoğu zaman yük ve stres üretir.
Bu yüzden şöyle denebilir:
Olması gerekenlerle yaşamak çoğu zaman insanı olanı görmekten uzaklaştırır ve bu durum stresli bir yaşam doğurabilir.
Bilinç olanı olduğu gibi görebildiğinde ise bu sürekli karşılaştırma zayıflar. Böylece insan hayatın akışıyla daha uyumlu bir şekilde yaşayabilir. Çünkü artık hayat yalnızca zihnin ölçüleriyle değil, olanın kendisiyle görülmeye başlanır.
Mahmut Turut 2026